BASINDA YÜK TAŞIMACILIĞI VE HABERLER

Kamyonum Dergisi Ağustos 2008

Lojistik hizmetleri vs kombine taşımacılık sor zamanlarda TCDD'nin da etkin rol oynadığı alanların başında geliyor. TCDD, geliştirdiği projelerle bu alanda üs demiryollarının sesini duyurmayı ve modern dünyanın teknoloji hızını yakalamayı başardı. Son gelişmeleri TCDD Hareket Dairesi Başkanı İbrahim Çelik ile konuştuk.

"Lojistiğin hedefi ise, gerekli miktardaki ürünü, doğru yerde, doğru zamanda, bek­lenen kalitede ve uygun fiyatla müşteri­nin kullanımına sunmak ve müşteri memnuniyetini sağlamak olarak açıklanıyor."

Lojistik kavramının tanımı ve önemi konusunda bizi bilgilendirir misiniz?

Günümüz koşullarında, üretimde kullanılan malzeme ve hammad­delerin fabrikalara, fabrikalarda üretilen malların da pazarlara tam zamanında teslimi çok önemli hale geldi. Bu yüzden, üretim ve dağıtım işlemleri lojis­tik kavramı kapsamın­da değerlendirilmeye başlandı. Lojistik, müşteri gereksinimlerini karşılamak amacıyla, hammaddelerin işlemekte olan parçaların, son ürünlerin ve bunlara ilişkin bilgilerin kaynaktan tüketileceği noktaya etkin ve ekonomik bir şekilde akı­şının ve gerektiğinde depolanmasının planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesi sürecine verilen addır.

Taşımacılık alanında sadece iki nokta arasındaki mal ve araç hareketi anlayışı, yerini, tedarikçilerden, üreticilere, oradan dağıtım kanallarına ve sonrasında müş­terilere kadar uzanan bir zincire bıraktı. Taşımacılık yöntemi de zamanla lojistik yönetimine dönüştü. Modern lojistik yönetimi anlayışı olarak karşımıza çıkan bu yeni yapı "tedarik zinciri yönetimi" olarak ifade ediliyor. Sistem, tedarik zincirini oluşturan unsurların uyumlu çalışmasını sağlayarak müşteriye verilen hizmeti en düşük maliyetle, en yüksek kalitede sun­mayı hedefliyor. Lojistiğin hedefi ise, gerekli miktardaki ürünü, doğru yerde, doğru zamanda, beklenen kalitede ve uygun fiyatla müşterinin kullanımına sunmak ve müşteri memnuniyetini sağlamak olarak açıklanıyor.

"Ülkemizde son yıllarda, blok tren işletmeciliğine geçiş, lojistik köyleri ve konteyner terminalleri kurulması, organize sanayi bölgelerinin demiryollarıyla bağ­lantısının sağlanması, intermodal taşı­macılığa uygun vagon imali, konteyner, Ro-La, otomobil taşımacılığı alanlarında önemli gelişmeler kaydedilmesine neden oldu."

Kombine taşımacılıkta demiryollarının yeri ve önemi konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Bilindiği üzere, intermodal taşımacılık, "kapıdan kapıya taşımacılık zincirinde en az iki ulaşım biçimi kullanılarak yükün yer değiştirmesidir. Karayolu-demiryolu-denizyolu-havayolu-iç suyolu ulaşım biçimlerinden en az ikisi kullanılarak yapılan taşımacılık bütün dünyada intermodal taşımacılık olarak adlandırılıyor.

Çağımız ulaşım sektörünün geliştirilmesi amacıyla ülkeler, kürsel ve bölgesel bazda ilişkileri güçlendirmekte, serbest ticaret bölgeleri, gümrük birlikleri, ortak pazarlar vb. oluşturulması çabası içerisine girmektedir. Sanayileşmenin hızla gelişmesine, nüfus artışına ve yerleşim merkezlerinin yaygınlaşmasına paralel olarak, ulaştırma sistemleri de hız ve güvenirlik yönünden devamlı gelişme kaydediyor.

Küreselleşme ve bölgeselleşme bağlamın­da, uluslararası arenada, ulaştırma sektörünün liberalizasyonu; ulusal altyapı şebekelerinin entegrasyonu; daha etkin, rekabetçi ve güvenli bir hizmet sunumu için ortak politikalar belirlenmesine yol açıyor. Ulaştırma sektörü bu bağlamda koordineli ve kombine yapıda faaliyet gösteriyor. Ülkemizde, son yıllarda, blok tren işletmeciliğine geçiş, lojistik köyleri ve konteyner terminalleri kurulması, organize sanayi bölgelerinin demiryollarıyla bağlantısının sağlanması, intermodal taşımacılığa uygun vagon imali, konteyner, Ro-La, otomobil taşımacılığı atanlarında önemli gelişmeler kaydedilmesine neden oldu.

Nedir bu gelişmeler?

ilk olarak blok tren işletmeciliğinden bah­setmek gerekirse; kuruluşumuzca 2004 yılı başından itibaren blok tren taşımacılığına başlandı. Blok tren; yükün yüklendiği istasyondan boşaltılacağı istasyona kadar, lokomotif ve vagonların değişti­rilmediği, ara gar ve istasyonlarda manevra yapılmadığı, trenden yük alınıp yük veril­mediği bir taşıma türü olarak tanımlanabilir.

"Bugün itibariyle 136 adet yurt içi 34- adet uluslararası olmak üzere günde karşılıklı 170 adet blok yük treni çalıştırılır durumda."

Blok tren işlemeciliğine geçilmesiyle ne gibi faydalar sağlandı?

Blok tren işletmeciliğine geçilmesiyle, taşınan yük miktarında artış sağlandı. Kaynaklar daha etkin kullanıldı. Taşıma süreleri kısaltıldı. Bütün bunlar, taşıma maliyetlerini azalttığı gibi, müşteri memnuniyetini de artırdı. Bu uygulama ile 2007 yılında 20,8 milyon ton yük taşınarak 2002 yılına göre yük taşıma miktarında % 45, yük taşıma gelirinde ise % 136 artış sağlandı.

Diğer taraftan blok tren işletmeciliğine geçilmesiyle eş zamanlı olarak, uluslararası yük taşımacılığımızda da blok tren işletmeciliğine geçilmiş olup, dış ticaret hacmini geliştirmek ve ulaştırma sektörü içinde demiryolu taşıma payını artırmak amacıyla değişik ülkelerle yapılan anlaş­malar çerçevesinde Avrupa ülkelerine, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine ve Orta­doğu ülkelerine uluslararası blok yük trenleri işletilmeye başlandı. Bugün Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında, başta Almanya olmak üzere Macaristan, Avusturya, Hol­landa, Belçika, Romanya ve Slovenya'ya; doğuda Iran, Suriye ve Irak'a, Orta Asya ül­kelerinden Türkmenistan ve Kazakistan'a karşılıklı olarak blok yük trenleri çalıştırılıyor. Bugün itibariyle 136 adet yurt içi 34 adet uluslararası olmak üzere günde karşılıklı 170 adet blok yük treni çalıştırılır durumda.

Bilindiği üzere; diğer taşıma modları ara­sında rekabeti kaldırıp, işbirliğini amaç­layan kombine taşımacılık, gün geçtikçe artan bir hızla ulaştırma sektöründe tar­tışmasız ve önemli bir taşıma şekli olmaya başladı. Yakın gelecekte taşıma modları arasında en çok tercih edilen bir taşıma sistemi olacak kombine taşımacılığın ge­liştirilmesi için ulusal ve uluslararası lojis­tik firmaları ile diğer demiryolu kuruluşları arasında yoğun bir işbirliğine girilmesini de beraberinde getirdi. Bu kapsamda; Köseköy-Köln (Almanya) arasında Swap-body konteynerlerle haftada karşılıklı dört blok trenle Ford Otomotiv yedek parça taşımaları, İCF (intercontainer-lnterfrigo) Şirketince Halkalı-Sopron-Halkalı ve Çukurhisar-Viyana, Halkalı-Viyana yönün­de blok trenlerle konteyner taşımacılığı, Köseköy 8 İzmit - Bükreş (Romanya) arasında blok trenlerle binek otomobil taşımacılığı, Halkalı-Avusturya arasında blok trenlerle boru taşımacılığı yapılıyor. Avrupa yönüne, karayolu araçlarının demiryolu ile taşınmasını hedefleyen ve kısa adı Ro-La olan kombine taşımacılık sistemi oluşturulması amacıyla ilgili demiryolu idareleri ve özel sektör ile görüşmeler ve yapılan çalışmalar sonucunda Ro-La treninin ilk seferi 21 Eylül 2006 tarihinde Türkiye'den Avrupa'ya gerçekleştirildi.

Türkiye-Avrupa arasındaki kombine taşımacılığının geliştirilmesine paralel olarak Trans-Asya ana koridoru üzerinde İstanbul-Almatı ve İstanbul-Türkmenistan arasında konteyner ve konvensiyonel va­gonlarla haftada iki gün blok tren çalıştırı­lıyor. Ayrıca İran ve Suriye'ye de konteyner ve konvansiyonel vagonlarla özellikle petrol ve petrol ürünleri, sanayi ürünleri, inşaat malzemeleri, gıda maddeleri blok trenlerle taşınmaya başlanıldı.

"Modern yük taşımacılığının kalbi olarak görülen, diğer ulaşım sistemleriyle entegre olarak kombine taşımacılığı geliştiren lojistik köyler ülkemizde de kurulmaya başlandı.

Avrupa'da çok yaygın olara lojistik köyler ülkemizde de uygulanmaya başlandı. Lojistik köylerle ilgili bilgi verir misiniz?

Söylediğiniz gibi modem yük taşımacılı­ğının kalbi olarak görülen, diğer ulaşım sistemleriyle entegre olarak kombine taşımacılığı geliştiren lojistik köyler ülkemizde de kurulmaya başlandı. Kent merkezi içinde kalmış olan yük garlarının; Avrupa ülkelerinde olduğu gibi etkin karayolu ulaşımı olan ve müşteriler tarafından tercih edilebilir bir alanda, yük lojistik ihtiyaçlarına cevap verebilecek özellikte, teknolojik ve ekonomik gelişmelere uygun, modern bir şekilde kurulması amacıyla; özellikle Organize Sanayi Bölgesi'ne yakın ve yük potansiyeli yüksek olan Ispartakule/Halkalı (İstanbul), Köseköy (İzmit), Gelemen (Samsun), Eskişehir (Hasanbey), Boğazköprü (Kayseri), Balıkesir (Gökköy), Palandöken (Erzurum), Uşak, Konya, Kaklık (Denizli) ve Yenice(Mersin)'de lojistik köyü kurulması ve yaygınlaştırılması çalışmaları sürdürüyor. Türkiye'nin ilk lojistik köyü Samsun (Gelemen)'de inşa edilerek 06.07.2007 tarihinde açılışı yapıldı. Diğer lojistik köylerinin fizibiliteleri ve projeleri hazırlanmış olup kamulaştırma ve inşaat ihale işlemleri sürdürülüyor.

"Bu taşımacılığın avantajlarına gelince kirliliğe neden olmuyor. Eşya kayıpları olmuyor. Kombine taşımacılıkla enteg­rasyonu sağlıyor. Muhafazası ve taşıması kolay ve emniyetli bir taşımacılık türü olarak biliniyor."

Konteyner taşımacılığının özelliklerine ve sağladığı avantajlara yönelik neler söyleyebilirsiniz?

Haydarpaşa, Derince, Bandırma, Alsancak, Samsun, iskenderun ve Mersin liman­larından denizyolu, demiryolu-denizyolu bağlantılı kombine taşımacılık; Halkalı, Köseköy, Derince, Bozüyük, Çukurhisar, Ankara, Boğazköprü, Eskişehir, Kayseri, Başpınar, Biçerova, Mersin vb. işyerlerinden demiryolu-karayolu bağlantılı uluslar arası kombine yük taşımacılığı yapılıyor. Bu taşımacılığın avantajlarına gelince kirliliğe neden olmuyor. Eşya kayıpları olmu­yor. Kombine taşımacılıkla entegrasyonu sağlıyor. Muhafazası ve taşıması kolay ve emniyetli bir taşımacılık türü olarak biliniyor.

"Kapıdan kapıya taşımacılık açısından büyük öneme sahip iltisak hatlarının TCDD ve özel sektör işbirliği içerisinde geliştirilmesi konusunda çalışmalar sürdürülüyor."

İltisak hattı bağlantılarının yapılmasında­ki amaç nedir?

Kuruluşumuzun taşıma payını ve gelirini arttırmanın ve taşıtıcı firmaların ulaşım maliyetlerini düşürmelerine olanak sağlamanın yanı sıra makro ekonomik dengeye olumlu yönde katkı sağlamak için, taşıma potansiyeli yüksek olan yerlere iltisak hattı ile bağlantı yapılması yönünde çalışmalar sürdürülüyor. Organize Sanayi Bölgeleri ile yük potansiyeline sahip özel sektöre ait merkezlere iltisak hattı yapılmak suretiyle kombine taşımacılık destekleniyor. Bu amaçla, altyapı 3. şahıs tarafından hazırlanmak üzere tüm üst yapı ve işçilik maliyetleri kuruluşumuzca karşılanmakta. Bugün itibarî ile şebekemizde 313 adet iltisak hattı mevcut. Kapıdan kapıya taşımacılık açısından büyük öneme sahip iltisak hatlarının TCDD ve özel sektör işbirliği içerisinde geliştirilmesi konusunda çalışmalar sürdürülüyor.

"Taşımayı tamamlayıcı hizmetler ile ilgili olarak ise; yük taşımacılığında önemli olan gerek TCDD'nin hatlarında gerekse iltisak hatlarında otomatik boşaltma tertibatlı vagonların boşaltılmasına ve doldurulmasına uygun tesislerin yapılması teşvik edildi. Bu tesislerin sayı­sı şebeke genelinde 82 adete çıkarıldı."

Diğer çalışmalarınız hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Öncelikle vagon imalatı konusunda bilgi vere­yim. Yük vagonlarının uluslararası standartlara yükseltilmesi amacıyla 2003-2007 yıllan arasında 120 km hıza, 22,5 ton dingil basmana ve R!V şartlarına uygun 2213 adet yük vagonu imal edildi. Artarak devam eden yurtiçi ve yurtdışı taşıma taleplerinin karşılanabilmesi için 2009-2013 yıllan arasında 120 km hıza, 22,5 ton dingil basıncına ve RIV şartlarına uygun 24-00 adet yük vagonunun imalatı planlanıyor.

Hat gabarileri ve dingil basıncı konusuna gelince; kombine taşımacılık türünden olan high cube, swap-body, Ro-La taşımacılığının yaygınlaştırılması için Halkalı-Kapıkule, Van-Kapıköy gabarilerinde iyi­leştirme çalışmaları yapılarak, daha geniş

ve yüksek kapasiteli vagonların ülkemize girişi sağlandı. Ülkemize gelen veya ülkemizden yurt dışı­na giden taşımalarda yüksek kapasiteli va­gon kullanılarak hat kapasitesinden daha fazla faydalanmak için batarımızın dingil basıncının 22,5 tona çıkarılması çalışmala­rına başlanmış olup, 3209 km 'lik hattımızın dingil basıncı 22,5 tona çıkarıldı.

Taşımayı tamamlayıcı hizmetler ile ilgili olarak ise; yük taşımacılığında önemli olan gerek TCDD'nin kendi hatlarında gerek­se iltisak hatlarında otomatik boşaltma tertibatlı vagonların boşaltılmasına ve doldurulmasına uygun tesislerin yapılması teşvik edildi. Bu tesislerin sayısı şebeke genelinde 82 adete çıkarıldı. Halkalı ve Ankara'da bulunan gümrüklü sahalarda yükleme ve boşaltma hizmetleri vinç, forklift, portal vinci kuruluşumuzca veri­liyor. Diğer işyerlerinde İse müşterilere kolaylık getirmesi amacıyla yükleme bo­şaltma hizmetleri 3. şahıslar tarafından veriliyor.

Tarife düzenlemeleri konusu ise yine bir başka önemli konu. Kombine taşımacılı­ğının geliştirilmesi amacıyla yer, zaman ve hasarsız nakliye imkânı sağlayan konteyner taşımacılığının yaygınlaştırılması çalışmalarımız, tarife teşvik tedbirlerinin yanı sıra, işletme ve yatırım konusunda yaptığımız çalışmalarla da teşvik ediliyor. Kuruluşumuz; uluslararası taşımalarda taşımanın mesafesine, yönüne, türüne, rejimine ve pazarın durumuna göre yıllık olarak müşteriler lehine indirim ve risturn uyguluyor. Uluslararası ithalat ve ihracatta taşımalarında taşıma mesafesine göre değişen olarak % 30'a varan oranlar da indirim uygulanıyor.

Blok tren uygulanmasına geçilmesiyle kuruluşumuza maliyeti çok yüksek olan parça eşya taşımacılığı 2003 yılında uygu­lamadan kaldırıldı.

Yapı gabarisi içerisinde kalan high cube konteynerlar 2003 yılından itibaren normal ücretle taşınmaya başlanılıp; boş konteyner taşımalarında taşıma ücretine esas ağırlıklar 2007 yılında yeniden belirlendi. Kıymet primi tarifelerinde; araç taşımala­rında 2006 yılında, diğer taşımalarda 2007 yılında düzenlemeler yapıldı. Blok tren taşımasına geçilmesine müteakip 2004 yılında yükleme boşaltma süreleri (somaj) müşteri lehine olmak üzere 2 dingilli va­gonlarda yedi saatten 16 saate, h dingilli vagonlarda sekiz saatten 20 saate çıkarıldı.

Kuruluşumuzun imajını kamuoyunda olumsuz etkileyen tren tehir tazminatı 2003 yılında yeniden düzenlenerek taz­minata esas süre en fazla iki saat olarak kısıtlandı.

Müşterilere kolaylık getirmesi ve teknolo­jik imkânlardan yararlanılması amacıyla yurtiçi ve uluslararası taşımalarda 2005 yılında ücretler kredi kartı ile alınmaya başlandı. Halen en çok taşıma yapılan 52 adet işyerimizde kredi kartıyla ücret tahsili yapılıyor. Bu uygulamanın yanı sıra kredili ve avanslı taşımalarda yapılıyor.

Uygulaması devam eden projeleriniz nelerdir?

İlki, Tekirdağ (Akport Limanı)- Derince/ Bandırma Limanlan Arasında Feribot işlet­meciliği; Avrupa-Asya bağlantılı demiryolu taşımacılığı Derince-Tekirdağ, Bandırma-Tekirdağ (Akport Limanı feribot işletmeciliğiyle sağlanacaktır. Tekirdağ-Muratlı ara­sında yeni demiryolu yapımı devam ediyor. Tekirdağ-Derince/ Bandırma hattında feribot işletmeciliği özel sektör işbirliğiyle gerçekleştirilecek. Teknik şartnamesi hazırlanmış olup, ihale öncesi çalışmalar devam ediyor. Türkiye-Rusya Feribot hattı demiryolu işletme projesi ise bir diğer önemli proje; Samsun limanında feribot yanaşma rampası, geniş ray açıklıktı demiryolu hatları (1520 mm), yükleme-boşaltma depolama sahası ile boji değiştirme istasyonu kurulması husu­sunda çalışmalara başlanılmış olup, tesi­sin 2008 yılı içerisinde faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Gümrük kapılarında yapılan iyileştirmelere gelince; Avrupa'ya giden ve gelen yüklerin gümrük kapılarında beklemelerini en aza indirilmesi amacıyla Kapıkule garda gümrük işlemleri 2006 yılında 3. şahıslara yaptırılmaya başlanılmıştır. Bu sayede bir blok tren için üç saatte yapılan işlem 30 dakikaya düşürüldü ve hizmet kalitesi arttı.

Kapıköy'de gümrük işlemlerinin 3. şahıs­lara yaptırılması için Bölge Müdürlüğümüze yetki verilmiş olup, diğer kapılarda gümrük işlemleri kuruluşumuz personeli tarafından gerçekleştiriliyor.

-------------------------------------------------------------------------------------------

UTA Lojistik Dergisi Nisan 2008

“Demiryolu sektörünü nasıl bir gelecek bekliyor?”

UTA Lojistik Dergi tarafından düzenlenen ayın toplantısının konusu Demiryollarıydı.

“Türkiye'de Demiryolu Taşımacılığı: Fırsatlar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” masaya yatırıldı. Toplantıya Genel Müdür Yardımcımız Veysi Kurt, Hareket Dairesi Başkanı İbrahim Çelik, Demiryolu Taşımacılığı Derneği Başkanı Mete Tırman, UTİKAD Başkanı Kosta Sandalcı katıldı.

UTA Lojistik Dergisi'nden Cem Kaçmaz'ın yönettiği toplantıda şunlar dile getirildi.

Cem Kaçmaz: Türkiye'de demiryolu taşımacılığı diğer modlara göre çok düşük seviyede kalmış ve istenilen düzeye henüz gelememiştir. Ancak son 5 yıldır demiryolu sektöründe bir değişimin yaşandığını hepimiz biliyoruz. Önce sözü TCDD Genel Müdür Yardımcısı Sayın Veysi Kurt'a vermek istiyorum. Sayın Kurt demiryollarını mevcut durumu ile ilgili sizden bilgi alabilir miyiz?

TCDD Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt: Sektör büyüklüğü açısından söyleyecek olursak, demiryolları bundan birkaç sene önce yolcuda 2-2,5, yükte 3-3,5 seviyelerindeydi. Bu oran yükte yüzde 7'lere, yolcudaysa yüzde 3'lere doğru çıktı. Biz, önünüzdeki süreçte, yolcu ve yükte yüzde 20 seviyelerine gelmeyi hedefliyoruz. Zaten ulaştırma stratejik planında da, bu oranlar hedeflenmiş durumdadır. Demiryolunun bugünkü fotoğrafını çekecek olursak; demiryolları bugün ağırlıklı olarak, Türkiye'nin ana omurgasını teşkil eden Ankara-İstanbul, Ankara-Sivas, Ankara-Konya, Ankara-İzmir ve Ankara-Bursa ana koridorlarında, hızlı tren yapmayı hedefleyen bir durumdadır ve bunun ilk ayağını teşkil eden Ankara-Eskişehir hattını tamamlamış bulunmaktayız. İnönü-Köseköy hattının ihaleleri tamamlandı çalışmalar devam ediyor. Kredi müzakereleri, kısa zamanda sonuçlanacak. Ankara-Konya hattının altyapısı tamamlandı. Üstyapısı ihale edildi ve inşaatın 18 ayda tamamlanması planlanıyor. Yerköy-Sivas'ın 288 kilometrelik kısmı, yakında ihaleye çıkıyor. Önümüzdeki beş yıllık süreçte planlarımızı oluşturduk ve ülkemizde, bu ana omurgada hızlı tren işletmeciliğinin olması şeklinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu konu ciddi olarak hükümetimiz ve Bakanımız tarafından destekleniyor. Önümüzdeki süreçte işletmeciliğe açıldığı zaman inanıyorum ki, demiryolunun yolcudaki payı rahatlıkla yüzde 20'leri bulacaktır.

Yüke gelirsek; filomuza, şebekemizin büyüklüğüne baktığımızda, Avrupa'dan biraz farklı olduğumuzu görüyoruz. Ülkemizde, doğu ve batı arasındaki mesafe 2 bin kilometre. Burada yük taşımacılığı yapıyoruz ve ortalama taşıma mesafesi Avrupa'dan çok fazla. Almanya'da bu mesafe 250 kilometre iken bizde 550 kilometre civarında. Blok tren uygulamasını, kaynakların etkin kullanımı ve müşterilere daha kaliteli hizmet sunma noktasında iyi bir iş yaptığımızı düşünüyorum. Bunu artırarak devam ettirmek istiyoruz.

Lojistik Köy Projeleri

Aynı şekilde, müşterimize daha kaliteli hizmet sunma ve bazı hizmetleri müşteriler eliyle gerçekleştirme noktasında Türkiye'de yeni bir hizmet olan lojistik köy projelerimiz yer alıyor. Bu projeleri yedi noktada geliştirdik. Özellikle, Köseköy, Halkalı, Eskişehir, Samsun, Kayseri, Adana Yenice'deki lojistik köylerimiz şu an devam ediyor. Samsun lojistik köyünün yüzde 80'i bitti. Kayseri lojistik köyünü bu sene, Eskişehir'i belki seneye tamamlamayı planlıyoruz. Ağırlıklı olarak sanayi bölgeleri ve deniz, hava, karayolu ve demiryolunun erişiminin olduğu noktalarda lojistik köylerini geliştiriyoruz. Halkalı lojistik merkezi, istediğimiz manada o kombinasyonu sağlayamıyor. Önümüzdeki dönemde Ispartakule'de böyle bir alan seçtik ve planlarını tamamladık. Kısa sürede faaliyete geçireceğiz.

Doğu-Batı ve Orta Anadolu'da olmak üzere yedi olan lojistik sayısını 10'a çıkaracağız. Buradaki amacımız, karayolu, demiryolu, denizyolu ve varsa havayolu kombinasyonlarını bu merkezlerde sağlayarak, müşterimize daha yüksek kapasiteli operasyon imkanları sunmak. Buradaki elleçlemelerin bir kısmını biz yapıyoruz ama müşterimize daha fazla elleçleme imkanı sağlamak yani aynı anda 10 müşterimize, gerekirse 20 müşterimizin yükleme-boşaltma yapabilmesine, trenlerine tanzim edebilmesine varsa antreposunu yapabilmesine imkan sağlamak istiyoruz. Öncelikle modların kombinasyonunun sağlandığı, daha yüksek kapasitede elleçleme imkanının olduğu, daha rahat transfer imkanlarının sağlandığı, antrepo, gümrük hizmetleri gibi lojistik manada tanımlayacağımız tüm hizmetlerin etkin ve aynı anda verilebilirliğini sağlayacak bir kompleks geliştirmeye çalışıyoruz. Bu hizmetleri bu köylerde geliştireceğiz.

450 kilometrelik hat sinyalli oluyor

Lojistik bununla bitmiyor. Özellikle Toprakkale, Adana, Yenice, Mersin ve Boğazköprü arasının trafiği TMİ sistemi ile idare ediliyor. Buraları sinyalli hale getiriyoruz. Buradaki yaklaşık 450 kilometrelik koridor, sinyalli hale getirildiğinde, kapasiteyi mümkün olan orandan yüzde 30'luk bir artış sağlanmış olacak. Adana, İskenderun, Mersin, Kayseri, Antep koridorunda daha yüksek kapasite, daha yüksek demiryolu kapasitesi anlamına geliyor. Bu yatırımlarımızın ihaleleri tamamlandı, sonuçlanmak üzere. Önümüzdeki süreçte, Ulukışla, Afyon, Eskişehir ve Balıkesir, İzmir, Bandırma hattıyla zenginleştirmek istiyoruz. Dolayısıyla ana koridorda da hat kapasitemizi bu şekilde artırarak, lojistik köylerimiz arasında daha fazla demiryolu taşımacılığı yapmayı planlıyoruz. Aynı şekilde bu hatlar üzerinde kapalı olan istasyonlarımız mevcut. Bu istasyonlarımız sinyalizasyona geçinceye kadar, 30 belki 40 istasyonumuzu aktif hale getirerek burada taşıma kapasitemizi artırmayı planlıyoruz ve bunları önümüzdeki bir yıllık süreçte tamamlamayı düşünüyoruz. Bu kısa vadeli projelerimiz. Özellikle Ankara-Eskişehir arasında çift katlı hızlı tren seferlerimizle birlikte bir de mevcut hattımız bulunuyor. Çift katlı hızlı tren devreye alındığında, ağırlıklı olarak yük taşımacılığında kullanacağız. Böylelikle bu koridorda da kapasite artışı sağlanacak. Aynı zamanda Sivas-Ankara hattında da mevcut tren hattımız tamamlandığında ağırlıklı olarak yüke tahsis edileceği için burada da ciddi bir kapasite artışı olacak. Aynı şekilde Ankara-Konya hızlı tren hattımız tamamlandığında, orada hızlı tren hattına uygun vagon ve lokomotif varsa orada da yük tren işletmeciliği de yapılabilir.

Çeken ve çekilen filomuz gençleşiyor

Saate 120 km ve üzeri hız yapabilecek şekilde ürettiğimiz Habis ve konteyner vagonlarını ihracat için planlıyoruz. Bunlarla amacımız Avrupa ağırlıklı çalışarak, müşterimize daha kaliteli vagon sunmak. Tabi ki, bugünkü hızdan daha yüksek hızda yük taşımak zorundayız. Bir taraftan sinyalizasyon diğer taraftan hızlı tren hatları ve 33 binlik lokomotifler bu yıl sonunda 80'a ulaşacak. Dolayısıyla bizim çeken filomuzda hem artmış hem de gençleşmiş olacak. Aynı şekilde 80 adet elektrikli lokomotif temini için bu yıl bir ihale yapılacak. Çeken filomuzda, 525 tane lokomotif bulunuyor. Bu sayıyı bir taraftan 650'ye çıkarmayı planlayıp, kapasiteyi artırırken aynı şekilde 17 bine yakın yük vagonumuzu bu sene sonunda 18 binlere çıkarmayı hedefliyoruz. Sektörde 2 bin 100'e yakın özel sektör vagonu bulunuyor. Bu sene sonunda tüm demiryolu filosu yaklaşık 20 binlik bir vagonla yolumuza devam etmiş olacağız. Biz böyle kapasite artışı sağlarken TCDD'nin özellikle araç taşıyan vagonları yok. Özel sektörün sanıyorum 18 vagonu var. Biz de kendi filomuzla özellikle araç taşımacılığını önemsiyoruz. Yurtdışında bu ağırlıklı olarak karayolu ile yapılıyor. Bu yurtdışı olarak da düşünülebilir ama biz ağırlıklı olarak yurtiçi düşünüyoruz. Filomuza bu vagonlardan da katacağız. Petrol taşımacılığı 5-6 ay öncesine kadar demiryoluyla çok az taşınıyordu. Filomuzu gençleştirdik. Filoya 250'ye yakın yeni vagon alındı ayrıca modernizasyon yapıldı. Özel sektörün de o konuda vagonları mevcut. Hem petrol yani beyaz ürün taşımacılığı, araç taşımacılığı ve sanayi mallarının taşımacılığına yönelik yeni vagon konseptlerini geliştirmek suretiyle vagon çeşitlerini artırarak, her türlü malın bütün bu taşımaları yapabilecek vagon çeşitliliğinde filoya sahip olmak suretiyle sektörümüze ve müşterimize daha değişik alternatifler sunmayı tasarlıyoruz.

Türkiye-Suriye arasında bir kapı daha açılabilir

Cem Kaçmaz: Bu planlamalar dahilinde, kapasiteyi yüzde kaça çıkarmayı hedefliyorsunuz?

Veysi Kurt: Bu mukayese edilemiyor çünkü öncesi yok. Petrol taşımacılığında da durum aynı. Bugün Kırıkkale-Derince, Kırıkkale-Mersin, Kırıkkale-Batman yönünde özellikle petrol ürünlerinin taşımaları söz konusu. Bunlarda da büyük oranda artış sağladık. Aynı şekilde ithalat-ihracatımızda da mesela Avrupa'ya ihracatımızda da önceki yıllara göre yüzde 30-40 oranında artış sağladık. Ortadoğu'ya yani, Irak, Suriye ve İran'a taşımalarımızda da yüzde 100'e varan artış sağlandı. Bu noktada, Türkiye-Suriye arasında da ciddi çalışmalarımız var. Kapasite, günlük 160 vagona çıkmış bulunuyor. Belki önümüzdeki kısa dönemde Çobanbey kapısının açılması düşünülüyor. Suriye hattını iyileştirdi, biz de oraya kadar hattımızı iyileştirdik. Önümüzdeki günlerde belki Türkiye-Suriye arasında bir kapı daha açılabilir. Hem kapasiteyi artıracağız hem Antep ve GAP bölgesinden Suriye'ye daha kısa mesafeden taşımacılık fırsatı sunacağız. Belki Halep-Antep arasında yolcu taşımacılığı başlatmayı planlıyoruz.

Aynı zamanda biz mevcut hatlarımızın modernizasyonuyla da ilgili olarak yatırımlar yapıyoruz. Bu sene yaklaşık 100 bin ton ray -bu yaklaşık 1000 km'ye tekabül ediyor- aldık. Hatlarımızı özellikle Avrupa'ya hizmet eden Halkalı-Kapıkule hattının büyük bölümünü yenilemeyi hedefliyoruz. Aynı şekilde Ankara, Kayseri, Eskişehir, Balıkesir, Afyon, Konya yani bir taraftan filomuzu güçlendirirken diğer taraftan ağımızı sinyalizasyonla, hızlı tren hatlarıyla, mevcutların modernizasyonuyla daha da büyütüyoruz ve bu konuda ciddi çalışmalarımız var. Hem karayolu hem de demiryolunda gidebilen 65 tane mobil demiryolu aracı, gerektiğinde personel naklinde kullanılıyor. İşçilerimizi işlerinin başına daha kısa sürede götüren, mobil demiryolu taşıtlarının yaklaşık 50 tanesi filoya alındı. Bunlarla biz mevcut ağımızın bakımını yapacağız. Bir yandan ray alıyoruz, travers alımına çok ağırlık veriyoruz, balast alımlarını hızlandırıyoruz. Yenilemelerden sonra yani hızın normale gelmesinden dolayı bile kapasite artışı söz konusu. Yükün kısa sürede gelmesi demek hem lokomotifimizin hem de personelimizin daha çok çevrim yapması demek.

Cem KAÇMAZ: Ben şimdi sözü Demiryolu Taşımacılığı Derneği Başkanı Sayın Mete Tırman'a vermek istiyorum. Sayın Tırman daha önceki açıklamalarınızda önümüzdeki 20 yıl Türkiye'de demiryolu çağı olacak diyorsunuz. Bu çerçevede neler söylemek istersiniz?

Demiryolu Taşımacılığı Derneği Başkanı Mete Tırman: 20 yıl çok uzun bir süre değil. Demiryolu son beş yılda bir değişim sürecine girdi. Bu konuda bugünün yönetim kadrolarının önemli bir payı var. Diğer yandan bu durum Avrupa Birliği (AB)'ne yakınlaşmanın kaçınılmaz bir sonucu. Biliyoruz ki, Türkiye'de mal hareketi içinde temel sorun demiryolunda. Karayolundaki çarpıklaşmanın sorunları, belki kansere benziyor. Kontrolsüz büyümenin yarattığı sorunlar bunlar. Taşıma modları içinde iki alanımız karayoluna destek veremedi veya yükünü alamadı. Bunlar demiryolu ve denizyolu. Üç tarafımız denizle çevrili , ama denizyolu yük taşımacılığından yararlanamıyoruz. Ülkeyi demir ağ larla ördük ama yük taşımacılığı içinde çok az pay alabiliyoruz. Son beş yıl, bir taraftan TCDD'nin yapmış olduğu iyileştirmeler diğer taraftan kamuoyunun demiryoluna dikkatinin yoğunlaştığı bir dönem oldu. Yönetim kademesinde bulunanlar dünden daha az rahat durumdalar. Çünkü demiryolu da artık rahat değil. Daha az rahat olacaksınız çünkü üzerinizde baskı daha çok artacak. Önümüzdeki 20 yılın ilk ışıkları ilk beş yılda gelecek. Beş yıl ne kadar ısrarlı şekilde demiryolundaki planlamalar gerçeğe dönüşürse, kalan 15 yıl çok daha kolaylaşacak.

Lojistik köy çok doğru, bu ülkemizin ihtiyacı ama İstanbul'da UND bir lojistik köy kuruyor ve TCD D'd e bir lojistik köy kuruyor. Bunlar birbirinin dışında gelişecek gibi görünüyorlar. Bu konuda İbrahim Bey'den de bilgi alabiliriz.

Cem Kaçmaz: UTİKAD Başkanı Sayın Kosta Sandalcı'ya dönmek istiyorum. Kosta Bey Veysi bey'in sözlerinden yola çıkarak bu çerçevede siz neler söylemek istersiniz?

UTİKAD Başkanı Kosta Sandalcı: Uzun seneler demiryolu göz ardı edilmiş, son zamanlarda atılıma geçmiş bir sektör. Bu durum sektör ve UTİKAD tarafından ilgiyle izleniyor ve destekleniyor. Yine de Veysi Bey'in verdiği sayıları analiz ettiğimde, büyüyen, dış ticaret hacmi yaklaşık 200 milyar doları aşan bir Türkiye var artık. TCDD'nin uzun seneler geri planda bırakılması sebebiyle hızın daha da artırılması gerektiği inancını taşıyorum. Veysi Bey, 17 bin vagonun 18 bin vagona yükseleceğini belirtti. Büyüyen ekonominin, artan bir ihracat ve ithalat hacminin, yüzde 10 artışla, yani 17 binden 18 bine çıkan artışla karşılanabileceğine pek ihtimal vermiyorum. Veysi Bey, Türkiye'de TCDD'nin Türkiye sathında yaptığı yatırımlardan bahsetti. Bir noktayı da ben vurgulamak istiyorum. Van Gölü'ndeki durum ne olacaktır? Dahili olarak yapacağımız her türlü taşımalarda en iyi imkanları seferber edebiliriz ama Türkiyemizin bir transit ülke, lojistik bir üs merkezi olma vasfını kazandırmak istiyorsak bazı iyileştirmeye açık alanlarımızı mesela Van Gölü taşımacılığını düzeltmemiz lazım.

Benim için özellikle UTİKAD için son derece önemli olan Halkalı konusuna değinmeden edemeyeceğim. Müşteriyi hiçbir zaman demiryolundan soğutmamak gerek. Demiryoluna ilgi günden güne artıyor. Yolcu da artıyor yük de artıyor. Halkalı'daki meşhur antrepo konusu dolayısıyla benim oturup hesapladığım TCDD'nin tonaj kaybı asgari 200 bin ton seviyesindedir. Sadece Kapıkule-Halkalı arasından bahsediyorum. Çok büyük bir rakamdır ve bu rakam tek bir emtiaya dayanıyor. Bu da gazete kağıdıdır. Çok üzülerek belirtmek istiyorum ki, elimde bir müşteriden gelen yazı var ve biz artık denize döndük diyorlar. Bu bana biraz acı geliyor. İkinci konu ise Marmaray dolayısıyla çok yakın bir gelecekte epey bir bölüm oradan koparılacak. Bu zaten manevra kabiliyeti dar olan Halkalı, Ispartakule gerçekleşene kadar işi daha da zorlaştıracaktır. Mevcut potansiyel müşteriyi elimizde tutmamız lazım. Çünkü yeni müşteriler eski müşterilerin memnuniyetini gördükçe onlar da katılacaklardır. Yatırımlar çok güzel. Bu yatırımları daha fazla basında açıklamakta yarar var.

Cem Kaçmaz: Veysi Bey, son dönemlerde gündemdeki diğer bir konuda TCDD'nin yeniden yapılanması. Bu konuyla birlikte size yöneltilen sorulara da yanıt verebilir misiniz?

Veysi Kurt: Öncelikle Mete Beyin sorusunu yanıtlayayım. Lojistik Köyü Türkiye'de ilk ifade eden biziz. Bizim içinde bulunduğumuz yönetim bu konu ifade edilmiştir. Lojistik ve lojistik köy kavramına çok önem veriyoruz. Şimdi burada koordinasyon eksikliğinden bahsedildi. Oysaki biz lojistik köyden TCDD olarak neyi kastediyoruz? Başta da söyledim, biz ağırlıklı olarak koordinasyondan söz ediyoruz. Burada tüm modlar koordine edilebilmeli. Eğer tüm modlar koordine ediliyorsa bizim anladığımız manada lojistik olacaktır. Yani sadece demiryolu erişiminin, sadece karayolu hizmetinin sunulamayacağı bir yer veya modlar arasındaki transfer için gerekli ekipmanın olmadığı bir yeri biz zaten bu manada kullanamayız. Biz lojistik köye başlarken işin tepesine koordinasyonu, altına da kaliteyi koyduk. Kalite demek, kapasite demektir, daha güzel hizmet demektir. Biz bunları konuşurken, UND'den bize bir şey gelmedi. Yıllardır bu konuyu söylememize rağmen 2-3 ay önce UND Başkanı Tamer Dinçşahin'in basında açıklamasını gördüm. Ama biz temeli koordinasyon olan, temeli karayolu, demiryolu, denizyolu olan bir projeyi geliştirirken buradaki ana gayemiz müşterimize daha çok hizmet sunmaktı. Biz diyoruz ki, eğer istenilen manada proje olursa modlar birbirine daha güzel hizmet sunarlar. Hangi mod nerede üstünse, bu hizmette bunu kullanabiliriz. Müşterinizin biri karadan gelip, denizden gitmek istiyorsa o da buradan verilebilmeli.

Özellikle İstanbul havzası için düşünecek olursak, karayolu ve demiryolunun birbirine entegre olması gerekiyor. Halkalı'nın içinde bir sanayi bölgesi, yükün tüketildiği bir pazar yok. Buraya yükler 20 belki 80 kilometre mesafedeki yerden karayoluyla gelip giderek ana demiryolu entegrasyonuna hizmet veriyor. Dolayısıyla biz bunu temel ihtiyaç olarak görüyoruz. Hiçbir zaman da karayolunu rakip olarak görmüyoruz. Karayoluyla mutlaka iş birliği içinde bunu yapmalıyız diyoruz. Karayolu tırlarının burada yeteri kadar park yeri olmalı, elleçleme, depolama imkanı olmalı. Bizim orada sunduğumuz hizmet ağırlıklı olarak karayoluna dönük. Biz biliyoruz ki, burada sunulan hizmetin bir kısmı da demiryoluna dönecektir. Ya da demiryolundan karayoluna gidecektir. Dolayısıyla özellikle UND'den gelen talepleri saygıyla alıyoruz ama bugüne kadar gelin bu projeleri birlikte yapalım, biz de katkı sunalım demediler.

Kosta Bey'in söylediği antrepo konusunda ciddi gayret içine girdik. Kendi antrepomuzu özel sektöre kiraya vererek, bazı noktalarda daha hızlı davranabilirler. 10 tane antrepomuz olmasına rağmen bunun yarısından fazlasını özel sektöre kiraya verdik ki hem lojistik katkıda bulunalım hem de TCDD olarak kapasitemizi artıralım. Biz özel sektörün bu işlerin bir yerinde bulunması halinde, daha başarılı olabileceğimizi düşünüyorum. Aslında, biz tek başımıza bir yere girmek istemiyoruz. Bir noktada özel sektörün olmasının, hem işbirliği ve koordinasyon hem sektörün büyümesi hem de birbirimizi daha iyi algılamamız açısından daha iyi bir noktaya varacağımızı düşünüyorum.

TCDD Hareket Dairesi Başkanı İbrahim Çelik: Mete Bey lojistik köylerle ilgili olarak, özel sektörle ve derneklerle iletişim sağlanabilir mi? diye sordu. Bize o konuda bir talep gelmedi. Lojistik köyleri konusunda üniversitelerden destek aldık. Avrupa'daki uygulamaları inceledik, fizibilitelerini yaptık. Yabancı uzmanları buraya getirdik ve bize bilgiler verdiler. Seçtiğimiz noktaların çok stratejik, çok doğru ve çok önemli noktalar olduğunu belirttiler. İstanbul'da Halkalı Lojistik Köyü diye başladık. Şehrin içinde kalmış, sorunlu bir bölgeydi. İlk önce buranın modernizasyonunu gerçekleştirdik. Konteyner için uygun yollar yaptık. Daha genişleyeceğimiz alan bulamayınca başka yerler araştırmaya başladık. Araştırmalarımız sonunda, Ispartakule'de TCDD'nin yeri vardı. Oranın fizibilite çalışmasını gerçekleştirerek, bir plan hazırlayıp, işe başladık. Bu arada basında Tamer Dinçşahin'in mesajı çıktı. Bu haberden sonra UND ile görüştük ve şöyle bir sonuca vardık: İki projeyi entegre edip, birlikte yürütme kararı aldık. O günden bu yana sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bizimki demiryolu ağırlıklı olacak karayolu da var ama esas karayolu ve liman bağlantısını kendileri yapacaklar.

Cem Kaçmaz: TCDD'nin yeniden yapılanması….

Veysi Kurt: Taslak yasa tamamlanma noktasında ve gelecekte şu planlanıyor: Bir kere altyapı ile işletmecilik ayrılıyor. Tepe aynı olabilir ama yönetim ve muhasebe bazında altyapı ve işletmeciliğimiz ayrışacak. Bakanlığımızda farklı organlar oluşacak. Lisans ve belgelendirmeyi baklanlığımıza bağlı yeni birimler yapacaklar. Bu altyapının üzerinden hem özel sektör hem demiryolu aynı şartlarda aynı fırsatlara sahip olmak suretiyle kendi kaynakları ve kendi fırsatlarıyla işletmecilik yapacak. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte kendi vagonlarımızla yük taşımacılığı yapabiliyorsak, isteyen özel sektörümüzde kendi araçlarını, kendi personelini bahsettiğim kurumlardan belgelendirmek, belli bir altyapı ücreti ödemek suretiyle altyapıyı kullanabilecekler. Bu sadece yurtiçi operasyonlar açısından değil, yurtdışı operasyonlar açısından da mümkün olabilecek. Çok operatörlü, bir tarafta devlete ait diğer taraftan özel sektöre ait operatörlerin eşit fırsatlarla demiryolu ağını kullanabileceği bir döneme doğru gidiyoruz.

Cem Kaçmaz: Bir serbestleşme dönemi başlıyor…

Veysi Kurt: Zaten serbestleştiremediğiniz zaman kaliteyi oluşturamıyorsunuz. Tekelci bir yapı içinde, sizinle rekabet edecek biri olmadığı müddetçe o fırsatı müşteriye sunamıyoruz. Birden fazla operatörün olması en azından müşteriyi daha fazla tatmin edecek. Dolayısıyla çoklu operatörlerin olduğu yerde, kalite o oranda değişecektir. Çünkü rekabet olacaktır. TCDD yöneticileri olarak bunu bilerek yapıyoruz. İlerde belki bazı birimlerimizin sonu bile olacaktır. Biz diyoruz ki, böyle dahi olsa biz bu noktada azimli olacağız. Gayretimiz özel sektörden daha fazla kalite oluşturmak yönünde. Normalde özel sektör devlet kurumlarını rekabet konusunda sıkıştırır, ama biz 150 yıldır bu sektörü işletenler olarak konuyu iyi algılıyorsak, özel sektörü kalite ve rekabet konusunda zorlamamız gerektiği kanaatindeyim.

Cem Kaçmaz: Rekabet koşullarının kimin tarafından belirlendiği de önemli…

Veysi Kurt: Fırsatlar eşit olduğu müddetçe rekabet koşullarını kalite belirleyecektir. Kimin kalitesi daha iyiyse müşteri oraya gidecektir.

Cem Kaçmaz: Yeni dönemde başka çarpıcı değişiklikler olacak mı?

Veysi Kurt: Bugün itibariyle biz konsepti böyle çiziyoruz. Ben gelecekte demiryolu işletmeciliğinin çok renkli olacağını düşünüyorum. İyi bir rekabet olacak. Nasıl havayolunda bir rekabet varsa demiryolunda daha fazla olacaktır. Havayolunda neredeyse sıfırdan başlandı. Demiryollarında kısmi de olsa özel sektör var. Şu anda yük vagon filosu bakımından yüzde 15'lere varan vagon filosu var demiryollarında. Önümüzdeki kısa sürede renkli ve hoş bir sektör bekliyorum. Ülkemiz ve ülkemizin lojistik bir üs olması bakımından çok güzel gelişmelerin olacağı kanaatindeyim.

Cem Kaçmaz: Mete Bey sivil toplum örgütlerinden bu yasanın hazırlanması sürecinde diyalog eksikliği olduğu konusunda eleştiriler yapılıyor. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Mete Tırman: TCDD bu yasayı hazırlarken bu ülkenin yararına hazırlıyor, bu konuda hiçbir kaygım yok. Kamunun da, gerek TCDD gerekse siyasi platform olarak bakanlık olsun, özel sektörden gelen taleplerin de aynı amaca yönelik olduğunu net olarak algılaması lazım. Bu ülkenin en kıymetli varlığını tartışıyoruz şu anda. Konuştuğumuz konu demiryolu ve demiryolu bu ülkenin en stratejik ulaşım ağıdır. Demiryolu gelecekte günlük yaşam içinde çok daha etkin olacaktır. Dolayısıyla benim yurttaşlık görevim, bu oluşum sırasında olabildiğince izleyici, olabildiğince katılımcı, geliştirici olmayı bana öğütlüyor. Bu nedenle Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) kuruldu. DTD sonuç olarak demiryolu lobisidir. Çok genel bakışla, Alman, Avusturya ya da Macaristan demiryolu ağına baktığımda bir çıkarımda bulunabilirim. Mesele varsayımlarla değil, doğrudan doğruya oluşum sürecinde hareket edilmeli. Bir açıdan da TCDD'nin bunu kendi içinde kapalı bir mekanizmada ele almasını da anlamaya çalışıyorum. Anlayışla da karşılıyorum. Belki siyasi platformda verilecek bir karardır. Siyasi platforma çıkıncaya kadar TCDD bu görevi kendisinde görmeyebilir. TCDD'deki çalışmalar sonuçlanacak, bakanlık katında bu konu değerlendirmeye açılacak. Veysi Bey'in bahsettiği çok güzel bir konuya değinmek istiyorum. Bugünkü tekelci yapı doğal olarak yarış içinde olmadığından ne kadar hızlı ne kadar yavaş ne kadar kaliteli olduğunu ölçemiyor. Bir açıdan serbestleşmeye yönelik rekabetin dinamosu TCDD olacak. Çünkü o birikime, maddi güce ve teknik deneyime sahip. Dolayısıyla sektörün ticari boyutunun dışında teknik olarak öğreneceği çok şey var.

Vagon sahiplerinde bir duygu yerleşmeye başladı. TCDD özellikle bu yeni vagon alımlarıyla, araç, petrol taşımacılığında özel vagonlara yönelerek aslında geleceğin rekabetinin altyapısını hazırlıyor. Burada acaba ufak tefek tarife anlayışlarıyla ayrımcı bir yaklaşım var mı? Şu anda var mı? Eğer bugün böyle bir anlayış varsa, gelecekte daha tehlikeli olmaz mı? Son olarak, konteyner tarifesinde, TCDD'ye ait vagonlara uygulanan tarifeyle, özel vagonlara uygulanan tarife de özel vagonlar aleyhine bir yapılanmanın olması, itici bir yaklaşım gibi geliyor. Bunun arkasında matematiksel doğrular olabilir ama onun düzeltmenin yolu farklı anlamlarda düzenlemeler yapmaktan geçer. Verilen mesaj biz biriz, eşitiz anlamında bir mesaj olmuyor. Bu kaygı bizim çevremizde gelişti. Vagon yatırımını durduranlar var. Bir ölçüde serbestleşmenin de neler getireceğini bekliyorlar. Güven sıkıntısı duyulmaya başlandı. Ben onları temsilen buradayım, bunları aktarmakla görevliyim.

Kosta Sandalcı: Mete beyin söylediklerine katılıyorum. 1980'den önce böyle bir ortamda konuşmak mümkün değildi. 1990'larda bile konuşamıyorduk. Bu ne kadar güzel bir şey. Değişim bugünden yarına olmaz. TCDD'nin 150 yıllık kurumun bugünden yarına birdenbire değişmesini beklemek mümkün değil. Farklı gündeminize daha fazla katmanız ve açılımcı olmanız gerekir diye diyorum. Bu da tenkit olarak algılanmasın.

Veysi Kurt: Arkadaşlarımızla bu konuları çalışıyoruz. Hatta tartışılması teklif edilemez maddeleri bile değiştirdik. Biz bu kadar gönüllü, gelecekte özelleştirilecek bir proje üzerinde çalışıyoruz. Diyoruz ki, devlet eliyle bazı şeyler hele bu ekonomiyse çok zor oluyor. Özel sektör işi daha güzel götürür, daha hızlı yatırım yapar, işi koordineli götürür, daha çok gayret eder. İnsanlarını ve kaynaklarını daha verimli kullanır. Dolayısıyla daha verimli hizmet çıkar. Özel sektörümüz bu enstrümanlardan ziyade, bizim kara deliklerimiz, bizim tarife eksikliklerimiz üzerine iş yapmaya çalışıyor. Bugün TCDD aleyhine haksız rekabet var. Bizim asıl tarifemiz müşteri kendi vagonuna sahipse yüzde 45 indirim uygulanır. Vagon dolu geliyor boş gidiyor ve buna göre bir rakam bulduk bu da yüzde 45. Aslında çok yüksek bir rakam veriyoruz. Bugünkü tarifelerle gittiğinizde, tarifenin minimum yüzde 65'i mazot parası. Bir lokomotif dediğiniz 3 milyon dolar. Göreceksiniz ve ben o günleri iple çekiyorum. Bu tarifeyle siz sürdürebilecek misiniz? Matematiksel işlem yaptığınızda bunun indirimi çıkar. Yüzde 25'i bile geçmemesi lazım. Lojistikte, siz aldığınızdan yüzde 25 fazlasını vagona veriyorsanız orada yaşayamazsınız. Bunun enerjisi, lokomotifi, koordinasyonu ciddi bir maliyet. İş bir de konteynerleşirse, bir indirim daha sağlıyoruz. Konteynerle taşıdığım bir yük, benim vagonum konteynersiz bir yüke göre daha az aşınıyor. Vagon ve bakım maliyeti açısından az oluyor. Bir yük eğer konvensiyonel vagondan konteynere gelirse benim vagon maliyetlerimde iyileşme var.

Biz hep kombine taşımacılık üzerinde duruyoruz. Kombine taşımacılığı nasıl teşvik edeceğiz? Ancak konteyner denilen araçla. O zaman sırf bu teşvikleri sağlamak için, konteyner olursa bir iyileştirme yaparız, ama nasıl? Kendi vagonumla olursa demişim. Özel sektörün önünü açalım derken, bu maddeyi buraya koymuşuz. Bu maddenin burada hiç olmaması gerekiyor. Yüzde 45 bile sürdürebilir bir oran değil, inanın biz sektör ürkmesin diye yüzde 45'e “evet” dedik. Müşteri burada kaliteye bakıyor. Benim kara deliklerim üzerinden taşımacılık yapmaya çalışılıyor bu olmaz.

Mete Tırman: Matematiksel yöntemler var bunu uygulayın dedim. Kamuoyuna döndüğünüzde eşitliği sağlayın. Yüzde 45'i, yüzde 20'ye indirirsiniz. Kimse ağzını açıp size bir şey diyemez.

Veysi Kurt: Müşteri daha vagon talebinde bulunurken eğer bu vagonla konteyner taşıyacaksan, gelecekte konteyner tarifemizde değişiklik olabilir, diyoruz.

Mete Tırman: Sakın yanlış anlamayın…Vagonların, konteynerlerin, amacına uygun olarak kullanılmadığını biliyorum.

Veysi Kurt: O konteyneri denizde kullanabilir misiniz? Kullanamazsınız. Demek ki, kombine taşımacılığı da kaybettik.

Mete Tırman: Bana da haksız rekabettir. Mesele, o değil. Ben çok farklı bir şey söylemek istiyorum. Halbuki sizin ve bizim geleceğimiz iyi niyetlilerin geleceğidir. Kötü niyetlilerin değil. Dolayısıyla özel sektörün bu alandaki yatırım ihtiyacını böyle zedeleyecek yanlış bir niyet olmamalı.

Veysi Kurt: Ben müşterinin getirdiği vagonlardan yüzde yüz memnun değilim.

Mete Tırman: O ayrı, onlar da tartışılabilir.

Veysi Kurt: Biz bu projeyi geliştirirken, bunun önünü açalım dedik. TCDD'nin elinde olmayan vagonlar gelsin. Böylece sektör kendiliğinden büyüsün istedik. Bir bakıyorum, gelen vagon benimkinden kötü. Söylememize rağmen yaşlı vagon getiriyorlar. Hangi sektörde olursa olsun bunun içinde adil koşulları tam sağlayan bir düzenleyici olmazsa -ki bu genellikle devlettir- o sektör büyüyemez. O sektörde rekabeti sağlayamazsınız. Yarın bir güçlü girer sektöre, diğer güçsüz olanlar hiçbir şey yapamaz. Bir sektörü serbestleştirirken haksız rekabeti önleyici kaliteyi artırıcı enstrümanları düzgün koymak gerekir. Bugün onları biz koyuyoruz. Eğer biz bunları sağlıklı koyamazsak bizim bu projelerden beklentilerimiz gerçekleşemez ve geriye gideriz. Kesinlikle demiryolunu büyütemeyiz, küçültürüz.

Mete bey: Bizden gelen eleştirileri lütfen dost eleştirileri olarak algılayın. Yıkıcı olmak gibi bir amacımız yok.

İbrahim Çelik: Demiryollarında hem vizyon açısından hem uygulama açısından çok değişiklikler oldu. Böyle konuları demiryolu işletmeleri, özel sektör bir araya gelip görüşemezdi. Biz hepsine açığız. İndirim konusuna geleceğim. Bir takım matematiksel hesaplar çerçevesinde maliyetlerimizi karşılamak için bir takım düzenlemeler yapılması gerekiyor. Özel sektörden istediğim şu, dışardan gelen vagonlar kaliteli, standartlara uygun vagon olsun. Yeniden yapılanma gerçekleştiğinde bir takım standartlar gelecek. Bu standartlar geldiğinde bu vagonlar kullanılamayacak. Siz de zaten buna katılıyorsunuz.

Mete Tırman: Türkiye'de bunun da nedeni, demiryolu ağırlıklı ulaşım sistemi olan Bulgaristan, Romanya gibi yerlerdeki bütün yaşlı, sistem dışı vagonlar Türkiye'ye gelmesi, ama artık kalmadı.

İbrahim Çelik: Vagon getirmek isteyenlerle artık birebir görüşüyoruz ve onları uyarıyoruz. Siz eğer sektörde var olmak istiyorsanız yeni vagon almalısınız. Mete Bey'in söylediği gibi artık eski vagonları da bulamıyorlar. Bu meselenin düzeleceğini yeni vagonlar alınacağını tahmin ediyorum.

Kosta Sandalcı: İbrahim Bey siz Van Gölü ile ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

İbrahim Çelik: Van Gölü'nde çalışan feribotlar eski teknolojili feribotlardır. Burada İran taşımaları, dört yıl öncesine göre kat kat arttı. Bunu hem işletmecilikte hem de feribotun çalışma düzenleriyle yaptığımız yeniliklerle arttırdık. Geçen sene İran taşımalarında rekor kırdık. Bu sene de o taşımaları, yüzde 30 daha artırmış durumdayız. Oradaki feribotları yenilememiz gerekiyor. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Buraya iki yeni feribot alacağız. Bunların projeleri hazırlandı. Bu kendi imalatımızla yapabiliriz ya da özel sektöre verme durumumuz var. Buradaki feribot kapasitesini artıracağız. Böylece İran'a ve doğuya giden kapasite de artmış olacak.

Cem Kaçmaz: Bakü-Tiflis-Kars projesinde gelinen aşama nedir?

İbrahim Çelik: Doğuda Kars-Tiflis, batıda da CREAM projemiz var. Doğudaki Kars-Tiflis projesinde hat yok, demiryolu çalışması yeni başladı. Buranın bittiği zaman doğu koridorunda taşımalarımız rahatlayacak. Gürcistan'dan Azerbaycan'a oradan da Rusya ve Türki Cumhuriyetlere ve Çin'e doğru yolumuz açılacak.

Cem Kaçmaz: Rusya ve BDT ülkelerinde belge sorunu var, bununla ilgili çalışmanız var mı?

İbrahim Çelik: Onunla ilgili hem bizim hem de UIC'in çalışması var. Bu bizde ve Avrupa'da uygulanan CIM taşıma belgesi adını verdiğimiz belge vardır. SMCS taşıma belgesi diye de onların uyguladıkları bir sistem var. Onların birbirine entegre olma konusunda bir çalışma yapılıyor. Onlarla ikili ya da çoklu anlaşmalarla bu sorunları ortadan kaldırıyoruz. Haydarpaşa'dan kalkıp Almaata'ya kadar hatta Türkmenistan'a kadar giden trenimiz var. Burada belgeden ziyade hatların birbirine entegrasyonu gerekiyor. Bizimkiler demiryolu tabiriyle dar hat, onların ki geniş hat olduğundan dolayı bir yerde entegre gerekiyor. O entegreyi işletmecilik açısından İran Salad istasyonunda yapıyoruz.

2006 yılında CREAM projesi ortaya atıldı. TCDD olarak ilk defa katıldık. Bu projede Hollanda'dan Türkiye'ye kadar gelen koridor var. Bu koridor üzerinde üye ülkelerin demiryolu idareleri ve özel sektör de buna katıldı. Burada da herkesin payları var. Projeler gerçekleştikçe buradan pay alıyoruz. Bize ayrılan ödenek, 1 milyon Euro. Biz de bununla vagon imal ettik. 250 tane vagonu Halkalı'ya tahsis ettim. Sürekli Avrupa'ya gidip geliyor. Yoğunluklu olarak boru taşımacılığı yapıyor ve ilk defa olarak da bizim vagonlarımız Avrupa'ya fazla gitmeye başladı.

Cem Kaçmaz: Mete Bey, demiryolu yasasının kendi karakteri olması gerektiğini söylüyorsunuz. Bu açıdan değerlendirmeyle son sözlerinizi almak istiyorum?

Mete Tırman : Alman demiryolları, TCDD ile birlikte yasanın ön taslağını hazırladı. Almanlar kendi modellerini reddeden ayrı bir model sunmayacaklardır. Benim orada vurgulamak istediğim bir kanı var. Demiryolu taşımacılığını Avrupa'da Almanlardan daha iyi yapan yok o zaman doğrudur mantığı, çok ortalama ve genel bir yaklaşım. Her ülke kendi özellikleriyle yasalarını oluşturur. Alman insanının düşünce yapısıyla Türk insanının düşünce, Alman coğrafyasıyla Türk coğrafyası, Alman sermaye birikimiyle, Türk sermaye birikimi aynı değil. O nedenle, bu tür varsayım doğru değildir. Türk emeği olarak bir taslak gelir, buna katkı yapacak çevrelerin desteğiyle bu yasa oluşur. Biz karayolu yasasının çıkış sürecini yaşadık. Yasa çıktı, aradan beş yıl geçti, sancılar hala artarak devam ediyor. Çünkü hazırlık sürecinde, ihtiyaçlar net olarak alınamadı. İhtiyaçlar net olarak bir potada eritilemedi. Benim geleceğimi planlayan bir yasadan bahsediyoruz. Sadece bizleri değil yolcu olarak kullananların da haklarını planlayan bir yasa. Zamanın ne kadar verimsiz kullanıldığını bizim ülkemizde hepimiz biliyoruz. Kalan zaman bugünden yıl sonuna kadar dokuz ay. Bu süre zarfında sağlıklı bir süzgeçten geçebileceği konusunda kaygılarım giderek büyümeye başladı. Daha yasayı bilmediğimiz için ben neyi tartışabilirim ki? Bunu açıkçası, ben kendi adıma, benim hakkımı elimden alınmış gibi hissediyorum.

Cem Kaçmaz: Kosta Bey sizden de son sözlerinizi almak istiyorum?

Kosta Sandalcı: Alman esaslarını alıyoruz ama neleri alıyoruz belli değil. Bize ithal hiçbir şeyin uymayacağını söylemek istiyorum. Gönül ister ki, Türk Ticaret Kanunu hazırlanıyor. Bu konuda bizim derneğin kapısı iki sefer çalındı ve önerilerimiz soruldu. Burada da bize sorulmasını bekliyoruz.

İbrahim Çelik: Çalışmalarımız devam ediyor. İlerde sizin fikriniz de alınabilir. Yasa, hukukçular ve Avrupa uyum yasalarında uzman arkadaşlarımız tarafından hazırlanıyor.

Cem Kaçmaz: Taslak ne zaman bitecek?

İbrahim Çelik: Taslak bitmek üzere. Takvim henüz belli değil ama bu sene yasanın çıkması planlanıyor bekleniyor.

Cem Kaçmaz: Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.

-------------------------------------------------------------------------------------------

Nisan 2008 Demiryolu Taşımacılığı Derneği Bülteni Sayı 2

“Demiryolu Taşımacılığı” toplantısı

UTA Lojistik Dergisi Türkiye'de Demiryolu Taşımacılığı: Fırsatlar, Sorunlar ve Çözüm Onerileri konulu bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Ankara TCDD Genel Müdürlüğü'nde 28 Mart 2008 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya; TCDD Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt, TCDD Hareket Dairesi Başkanı Ibrahim Çelik, Demiryolu Taşımacılığı Derneği Başkanı Mete Tırman, UTIKAD Başkanı Kosta Sandalcı ve Limanlar Dairesi Başkanı Nusret Ulusoy katıldı.
Türkiye'de demiryollarının mevcut durumu hakkında bilgi veren TCDD Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt, TCDD'nin yeniden yapılanması ve Demiryolu Yasa Taslağı hakkında açıklamalarda bulundu.
Demiryolu yasasının bu yıl içinde çıkacağını belirten Kurt, demiryollarını çağdaş bir konuma getirmek için her türlü düzenlenmenin hayata geçirileceğini söyledi.
TCDD Hareket Dairesi Başkanı Ibrahim Çelik ise demiryollarının modernizasyon çalışmaları hakkında bilgi verdi. Konuşmasında lojistik köylerin Türkiye için çok önemli bir atılım olduğunun altını çizen Çelik, serbestleşme ile birlikte demiryollarındaki rekabetin kaliteyi getireceğini vurguladı.
DTD Başkanı Mete Tırman da son 5 yılda TCDD'de çok önemli çalışmaların gerçekleştirildiğini, bu çalışmaların kesintiye uğramadan devam etmesi gerektiğini belirtti. Demiryolu Yasası ile ilgili bilgi alamadıklarını ve sürecin dışında kaldıklarını da vurgulayan Tırman, yasa ile ilgili sektörün görüşünün alınmasını beklediklerini söyledi.
UTIKAD Başkanı Kosta Sandalcı da Karayolu Taşıma Kanunu'nda yapıldığı gibi Demiryolu Yasası oluşturulurken de sektörün görüşünün alınmamasını sıkıntılar yaratacağını ifade etti. Halkalıda yaşanan sorunları da gündeme getiren Sandalcı, TCDD'nin bu sorunun çözümü için girişimde bulunmasını istedi. Toplantının tüm metnini UTA Lojistik Dergisi'nin Nisan sayısında yayınlandı.

-------------------------------------------------------------------------------------------

Nisan 2008 Demiryolu Taşımacılığı Derneği Bülteni Sayı 2


DTD -TCDD Eğitim Seferberliği

Açılışını TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın yaptığı Demiryolu Taşımacılığı ve Lojistiği Seminerimiz başladı.

Demiryolu Taşımacılığı ve Lojisği Seminer Programında, 9 haftada, 81 seminer yapılıyor.
DTD üyesi 22 işletme; seramik, çimento, tehlikeli madde, akaryakıt, beyaz eşya, otomotiv taşımacılığı ve lojistiği ile lojistik merkezler ve limanlar konusunda 52 sunuş yapıyor.
CUU (Uluslararası Tek Tıp Vagon Sözleşmesi) Seminen'nde CUU Bürosu'ndan Jan Miskoc, CİM Semineri'nde (Uluslararası Yük Taşımacılığı Belgeleri), CIT'den Henri Trolliet ile GS ve ITU'den Prof. Şakir Ersoy, Güngör Evren, Mehmet Tanyaş, Necmettin Men ile DTM ve TURKLİM seminer katılımcıları arasında yer alıyor. TCDD'den toplam 450 kişi seminerleri izliyor.

Derneğimiz organizasyonu ile düzenlenen ve TCDD Hareket Dairesi ve ilgili birimlerine, demiryolu taşımacılığı ve lojistiği konularında eğitim vermeyi amaçlayan seminerler dizimiz 31 Mart Pazartesi günü TCDD Fenerbahçe Tesisleri'nde başladı.
Açılışın sunuluşu TCDD Eğitim Dairesi Başkanı Murat Şeneken tarafından yapıldı.
TCDD Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt telekonferansla yaptığı konuşmasında “Ekonomimizin belkemiği olan ulaştırmanın en önemli kavramını lojistik oluşturuyor. Bu kavramın geliştirilmesi ve gelişmelerin takip edilmesi çok önemlidir. Eğitim seminerleri bu anlamda büyük önem taşıyor” dedi.
TCDD Hareket Dairesi Başkanı İbrahim Çelik ise şunları söyledi: “Kuruluşumuzda başlatılan değişim ve modern bir TCDD yaratılması yolunda bugün bir yeniliğe daha imza attık.
Kuruluşumuzun, lojistik hizmetlerinde ihtiyaç duyduğu kalifiye eleman açığının giderilmesi ve taşıma pazarındaki son gelişmeler hakkında personelimizin bilgilendirilmesi amacıyla demiryolu lojistiği eğitimleri başlatıldı.

DTD Genel Sekreteri Şemsi Ercan ise şöyle konuştu: “Demiryolu Semineri, TCDD ile DTD'nin demiryolu taşımacılığını geliştirmek için başlattığı işbirliğinin bir parçasıdır. Program, iki yıla yakın zamandır TCDD ile sürdürülen işbirliğinde güçlü bir adım olmaktadır. Programda, DTD üyesi 22 demiryolu firması, TCDD ile tecrübeleri- ni paylaşmaktadır. Uluslararası demiryolu kuruluşları ve üniversite öğretim üyeleri ile işbirliği genişletilmektedir. Seminer yalnız bir bilgi paylaşımı değildir, demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi için;
Demiryolu kanunu ve serbestleşme ile özel şirketlerin yatırım yaparak, demiryolunu geliştirmeleri, Demiryolu altyapısının, hatların, terminallerin yeni yapılanmasının tamamlanması, Mesleki Eğitim, yeni yapılanmayı tamamlayan bir çalışma olmaktadır.
Bu işbirliğinin gelişmesinde desteklerinden dolayı TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'a, yakın işbirliği çalışmalarından dolayı Hareket ve Eğitim Daire Başkanlarına teşekkür ederiz.

TU inşaat Fakültesi Ulaştırma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güngör Evren de açılışta yaptığı konuşmada, eğitim çalışmalarından duyduğu memnuniyeti ve heyecanını dile getirerek, “Her şeyin başı insan ve eğitim. İnsanın olmadığı yerde, hiçbir zenginlik sonuç almaya yetmiyor. Ulaştırma dünyası hızlı bir değişim içinde. AB ulaştırma politikalarında demiryolunun öne çıktığını görüyoruz. Demiryolları bugün bir dönüm noktasında ve bu noktada eğitim çok özel bir öneme sahip. DTD, bugün demiryollarının tarihi açısından önemli bir olayı gerçekleştirme noktasında bulunuyor. Böyle bir etkinliği gerçekleştirdikleri için DTD'ye çok teşekkür ederim. En büyük dileğim, bu girişimin başarıyla sonuçlanması ve devam etmesidir” dedi.

Açılışa katılan Eskişehir Lojistik Müdür Yardımcısı Zekai Örük ise şunları söyledi: “Dünyada giderek önem kazanan ve geleceğin mesleği olan lojistik hizmetlerin, kuruluşumuzca yerine getirilmesi için canla başla çalışıyoruz. Bir ilk olan bu seminerin eksik kalan yönlerimizi gidereceğine, ufkumuzu daha da genişletip müşterilerimize daha iyi hizmet vermemizi sağlayacağına inanıyoruz.

Seminerimizin açılışına Ankara'dan TCDD Genel Müdürlüğünden telekonferansla katılan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman da konuşmasında, TCDD personelinin, lojistik konusunda eğitimine önem verdiklerini vurgulayarak DTD'ye teşekkür etti. Karaman, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“DTD Genel Sekreteri Şemsi Ercan, Demiryollarının Yeni Yapılanmasının öncelikli hedefleri olduğunu ve bu en önemli ve zor çalışmada birlikte çalışmanın gereğini belirtti. Türkiye'de lojistik köylerin yapılmasıyla, demiryollarının etkisi artacak, yüklerin daha ucuza ve daha kaliteli bir şekilde taşınması sağlanacak.” Karaman, ayrıca konuşmasında, Marmaray, Tekirdağ, Derince, Van Gölü demiryolu yapım çalışmalarının devam ettiğini de sözlerine ekledi.

-------------------------------------------------------------------------------------------

1 Nisan 2008 Tercüman Gazetesi

Demiryolu taşımacılığı için lojistik köyler geliyor

Devlet Demiryolları, modern yük taşımacılığının üssü kabul edilen lojistik köyler kurarak sektörde söz sahibi olacak. 2009 yılına kadar kurulması planlanan 13 lojistik köy sayesinde demiryolları yüzde 40 daha fazla yük taşıyacak

YENİDEN yapılanma sürecine giren Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), modern yük taşımacılığın üssü kabul edilen lojistik köyler kurarak taşımacılıkta söz sahibi olacak. Samsun, Balıkesir, Eskişehir, İstanbul, Kayseri, Adana, İzmit, Erzurum, Konya, Uşak ve Denizli’de kurulması planlanan 13 lojistik köyün, 2009 yılına kadar hizmete sokulması planlanıyor. Lojistik köyler, demiryollarının yanı sıra kara, hava ve deniz yollarıyla da entegre olacak, kombine taşımacılık hayata geçirilecek. Köylerin tamamlanmasının ardından TCDD, yüzde 40 daha fazla yük taşıyacak. 300 milyon YTL’ye mal olması beklenen lojistik köyler, organize sanayi bölgeleri ile de bağlantılı olacak.

Yabancıların gözü Türkiye’de

Türkiye’nin farklı bölgelerine inşa edilen 13 lojistik köyün hizmete girmesinin ardından ürünlerin daha verimli ve hızlı taşınacağı, dolayısıyla da ekonominin canlanacağı öngörülüyor. Yüklemesinden gümrük işlemlerine kadar her türlü işlemin buralarda yapılacak olması da köylere olan ilgiyi arttırıyor. 2009 yılında tam anlamıyla hayata geçmesi hedeflenen proje, yurt dışındaki lojistik firmalarının da gözlerini Türkiye’ye çevirmesine neden oluyor. Lojistik firmaları, projenin hayata geçmesiyle birlikte hareketlenecek olan taşımacılık sektöründeki pastadan daha fazla pay almak için birbiriyle yarışıyor.

2007 yılında 18 milyon ton yük taşıyan TCDD’nin, yük taşımacılığının yüzde 84’ünü yurt içine yaptığı belirtilirken, bu oranların yatırımlar ile daha da artırılması öngörülüyor. Uluslararası taşımalarda ihraç taşımaların oranının yüzde 7 seviyelerinde olması ihracat ve ithalat taşımalarında demiryolunun tercih edilmediğini net bir biçimde ortaya koyuyor. Yapılan yatırımların önümüzdeki yıllarda taşımacılıkta demiryolunun tercih edilirliğini yükselteceği belirtiliyor.

Özel sektörün payı artıyor

Demiryolu taşımacılığında özel sektör payının oranının hızla büyüdüğünü aktaran TCDD yetkilileri, demiryollarında kendilerine ait vagonlarla yük taşıyan şirket sayısının her geçen yıl arttığını, özel vagon işletmelerinin de hızlı bir gelişme sürecine girdiğini ifade ediyor. Özel sektöre ait vagon sayısının yüzde 60 arttığını aktaran yetkililer, özel vagon işletmelerinin taşıdığı yük miktarında da önemli artışların olduğunu belirttiler.

Avrupa’nın gerisindeyiz

Türkiye’de kişi başına düşen ray uzunluğunun 12 santimetre, Finlandiya’da ise 113 santimetre olduğu göz önüne alındığında demiryolu konusunda Avrupa’nın ne kadar gerisinde olduğumuz ortaya çıkıyor. Türkiye’yi demiryolu konusunda atağa kaldırmak adına son zamanlarda yürütülen en büyük projeler ise; Marmaray, Ankara-İstanbul ve Ankara-Konya Hızlı Tren Projeleri olarak gösteriliyor. Marmaray’ın Asya ile Avrupa’yı ilk kez demiryolları ile birbirine bağlayacak olması ve bu hattın yük taşımacılığında da kullanılma imkanı projenin önemini daha da artırıyor.

-------------------------------------------------------------------------------------------

Aralık 2007 Aksiyon Dergisi

Orada bir köy var yakında, o köy lojistik köyümüzdür!
Şehir merkezlerinin yakınına kurulacak 13 “lojistik köy” hizmete girdiğinde ürünler daha verimli ve hızlı taşınacak, ekonomi canlanacak. Yüklemeden gümrüğe her şey bu üslerde yapılacak. Ruslar ve Almanlar işletmeye şimdiden talip.

Modern yük taşımacılığının üssü kabul edilen lojistik köyler Türkiye'ye de geliyor. 2008'den itibaren 13 lojistik köy tek tek devreye girecek. Şehir içlerinde antrepo, TIR deposu gibi yerler bu merkezlere taşınacak. Böylece hem trafik rahatlayacak hem de taşımacılık hızlanacak. Bu sayede dünyaya kolayca ulaşacak Türk ürünleri, küresel sermaye ile de daha kolay rekabet edecek. Avrupa'da çok yaygın olan lojistik köylerin işletmesine inşaat başlamadan Rus ve Alman işadamları talip oldu.

Karayolu taşımacılığındaki ağırlık, son birkaç yılda deniz, hava ve demiryoluna kaymaya başladı. Yarım asırdır göz ardı edilen demiryolları, hızlı trenle tanışıp taşımacılığın üç büyük sacayağından birisi olmaya hazırlanıyor.



200 MİLYON YTL'YE 11 LOJİSTİK KÖY
Hızlı tren projesinin yanı sıra Ulaştırma Bakanlığı'nın öncülüğünde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ikinci bir projeye daha imza atıyor: Türkiye'nin 11 yerine; Samsun, Balıkesir, Eskişehir, İstanbul, Kayseri, Adana, İzmit, Erzurum, Konya, Uşak ve Denizli'ye lojistik köy kurmaya hazırlanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de iki ayrı lojistik köy kurmayı hedefliyor. Demiryolunun yanı sıra lojistik köyler kara, hava ve deniz ile de entegre olacak; kombine taşımacılık hayata geçecek.

Hem ulusal hem de uluslararası tüm nakliye, lojistik ve eşya dağıtımının çeşitli işleticiler tarafından yürütüldüğü alanlar kabul edilen lojistik köylerin tamamlanmasıyla TCDD yılda yaklaşık 6 milyon ton (yüzde 35) daha fazla yük taşımayı hedefliyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın ifadesiyle 200-300 milyon YTL'ye mal olması beklenen 11 lojistik köy, organize sanayi bölgeleri ile bağlantılı ve yük taşıma potansiyelinin yoğun olduğu alanlara yapılıyor. Trafikte rahatlatmaya yol açmasının yanı sıra şehirlerde ekonomik ve sosyal gelişime de katkı sağlıyor.

Peki lojistik köylerde neler var, işleyiş nasıl sağlanacak? Konteynır yükleme, boşaltma ve stok alanları; gümrük sahaları; acenteler, gümrük müşavirleri yer alan bu köylerde başta gümrük hizmetleri olmak üzere her türlü hizmet merkezîleştiriliyor. Lojistik köylerde tehlikeli ve özel eşya yükleme, boşaltma ve stok alanları, sosyal ve idari tesisler; müşteri ofisleri, personel ofisleri ve sosyal tesisler, otopark, TIR parkı, yönetim merkezleri, genel hizmet tesisleri; bankalar, restoranlar, oteller, bakım-onarım ve yıkama tesisleri, akaryakıt istasyonları, büfeler, depo ve antrepolar, iletişim ve posta merkezleri de yer alıyor.

11 MERKEZ, LOJİSTİK ÜSSE DÖNÜŞECEK
Türkiye'nin ilk lojistik köyü, Samsun Gelemen'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2007'de açıldı. Projeleri hazırlanan ve ihale çalışmalarının sürdüğü bu köy tam anlamıyla hizmete girmedi. 330 dönüm üzerine kurulan lojistik köyün tam kapasite ile çalışmaya başlamasıyla, bölgenin 500 bin ton olan yıllık yük taşıma miktarı 1 milyon 100 bin tona çıkacak. Samsun Gelemen Lojistik Köyü'nden demir, hurda, rulo sac, bakır, konteynır, çimento, kömür, kereste, buğday, gıda maddesi, un, gübre taşıması yapılacak.

Bir diğeri ise Balıkesir Gökkök Lojistik Köyü. Devreye girmesiyle yük taşıma yılda 390 bin tondan 1 milyon tona ulaşacak. 200 dönüm arazi üzerine kurulacak lojistik köy mevcut ulaşım seçeneklerinin yanı sıra, Tekirdağ-Bandırma Tren Feri Projesi (trenlerin feribotla deniz üzerinde bir yerden başka yere taşınması) ve Bakü-Kars-Tiflis demiryolu projesiyle bütünleşmiş olacak. Böylece bu bölgeden yüklenen ürünler hem Avrupa'ya hem de Orta Asya'ya kadar hiç durmadan gidecek. Otomobil, konteynır, sunta ve mermerin yanı sıra gıda maddesi olarak et ve süt, kuru gıda, sentetik malzemeler, içecek maddeleri, kömür, askerî yükler, demir, sanayi ürünleri Balıkesir'deki lojistik köyden yüklenip yurtiçi ve yurtdışına taşınacak.

Kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı, projelerin hazırlandığı ve ihale sürecinin devam ettiği Eskişehir Hasanbey Lojistik Köyü, 630 dönüm üzerine inşa edilecek. Bölgedeki taşıma miktarının 215 bin tondan 567 bin tona çıkması bekleniyor. Lojistik köyden fayans, demir, seramik, inşaat malzemeleri, buzdolabı, konteynır, manyezit, gıda maddesi, su, kömür taşınabilecek.

Lojistik köy yapılması planlanan yerlerin içinde en fazla önem taşıyan şehir kuşkusuz İstanbul. Trafik keşmekeşinin her gün daha da arttığı İstanbul Halkalı Lojistik Köyü'nün inşasının tamamlanmasıyla yılda 944 bin ton olan taşınan yük miktarı 2 milyon tonu aşacak. 1060 dönümlük alanda kurulacak lojistik üste, RO-LA (kamyon-TIR'ların trenle taşınması) taşımacılığı için uygun yol ve rampa oluşturulacak. Konteynır, ihraç ve ithal eşya, tekstil ürünleri, işlenmiş deri, küçük ev aletleri, oto yedek parçası, TIR, temizlik maddesi, kâğıt, MDF, boru taşıması yapılacak.

Son yıllarda Anadolu'nun parlayan yıldızı Kayseri'ye de lojistik köy yapılacak. 511 dönümlük alana yapılacak lojistik köyün faaliyete girmesiyle 717 bin ton olan taşıma miktarı bir milyon 782 bin tona çıkacak. Projelerin hazırlandığı lojistik köy için kamulaştırma çalışmaları sürüyor. Demir, boru yem, konteynır, sac, levha ve seramiğin yanı sıra kömür, pamuk, çinko, mobilya, kablo, oto lastik, askerî yük, soba nakliyesi yapılacak.

TAŞIMACILIĞI UÇURACAK PROJE
Akdeniz'e, oradan dünyaya açılan kapımız Mersin yakınlarında 640 dönüm üzerine Yenice Lojistik Köyü inşa edilecek. Konteynır, araç, makine yedek parçası, tarım aletleri, demir, çelik, boru, gıda maddesi, pamuk, seramik, kimyasal madde, çimento, askerî yük ve ambalaj malzemesinin taşınacağı lojistik köyün tamamlanmasıyla 418 bin ton olan bölgenin yıllık yük taşıma miktarının 896 bin tona çıkması bekleniyor.

Türkiye'nin sanayi yükünü çeken bölgelerin başında gelen İzmit'te Köseköy Lojistik Köyü'nün faaliyete geçmesiyle yılda 600 bin ton olan taşıma miktarının bir buçuk milyon tonu aşması öngörülüyor. 765 dönümlük alandan yurtiçi ve yurtdışına otomobil, otomotiv yedek parçası, MDF, sunta, petrol ürünleri, alçıtaşı, konteynır, demir, selüloz, emaye hammaddesi, su, borasit, çelik, sac, odun, tutkal gönderilecek.

Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapacak Erzurum'daki Palandöken Lojistik Köyü'nün (327 dönümlük alan üzerine kurulu) devreye girmesiyle 200 bin ton olan yıllık taşıma miktarının iki katına çıkması hedefleniyor. 2008 yatırım planı içine alınan Palandöken'den, otomobil, kömür, demir, un, tuğla, kiremit, konteynır, seramik, gıda maddesi, su, içecek maddeleri, gübre, yem, saman taşınabilecek. Türkiye'nin buğday deposu Konya'daki lojistik köy, 300 dönüm alan üzerine inşa edilecek. 634 bin ton olan taşıma miktarı üç katına ulaşacak. Kömür, çimento, mermer, gıda maddesi, un, yem, saman, gübre, şeker, tarım makineleri ve ürünleri, konteynır, askerî eşya taşınacak.

Tekstil ürünlerini dünyanın her ülkesine gönderen Denizli'de, Kaklık Lojistik Köyü'nün inşasının tamamlanmasıyla 150 bin ton olan taşıma miktarı, yarım milyon tonu bulacak. Mermerin ve kömürün yanı sıra, konteynır, tekstil ürünleri, bakır hammaddesi lojistik köyden paketlenecek.

Uşak Lojistik Köyü'nün faaliyete geçmesiyle 113 bin ton olan yıllık taşıma miktarı ikiye katlanacak. 2008 yılı yatırım programına alınan köyden seramik, konteynır, battaniye, iplik, mermer, plastik hammaddesi, makine ekipmanları, gıda maddeleri taşıması yapılacak.

TIR'LAR ŞEHİR İÇİNDEN ÇIKIYOR
TCDD'nin bu projelerinin önümüzdeki yıldan itibaren hayata geçmesi bekleniyor. AK Parti hükümeti tarafından yatırım planlarına alınan projelere kaynak da Hazine'den aktarılacak. 20 milyon ton civarında olan TCDD'nin yük taşıma rakamının lojistik köylerle 6 milyon ton artması bekleniyor. 2002 yılına göre yük taşımada yüzde 40, yük gelirlerinde yüzde 131 fazla gelir elde eden TCDD, önümüzdeki yıllarda lojistik pastasından daha fazla pay alacak.

TCDD'nin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Hadımköy ve Tuzla'ya lojistik köy kurmayı hedefliyor. Ne zaman başlayacağı netleşmeyen projenin tamamlanmasıyla İstanbul içinde yer alan birçok antrepo ve TIR deposu bu merkeze taşınacak. İstanbul'da 7 bin 700 depo ve 424 antrepo olduğunu ortaya koyan belediyenin araştırmasına göre bu merkezin tamamlanmasının ardından yüzlerce TIR İstanbul trafiğine girmek yerine gümrükten yüklemeye kadar tüm işlemlerini lojistik köyde yapabilecek. Lojistik köy aynı zamanda diğer ulaşım araçlarına da entegre olacak. Böylece İstanbul trafiği bir nebze olsun nefes alacak.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, gelişmiş ülkelerde lojistik merkezlerin sanayiciyle birlikte planlandığını aktarıyor. İstanbul trafiğine TIR'ların girmemesi ve bütün antrepoların kaldırılmasıyla kent yaşamının rahatlayacağını öngören dernek başkanına göre, ürünlerin daha hızlı ulaştırılması ile üreticinin küresel sermaye karşısındaki rekabet gücü de artacak. Böylece maliyetler düşerken, zamandan da tasarruf sağlanacak. UND'ye göre bu merkezlerin yapılmasıyla İstanbul'da yük taşıma miktarları yüzde 20-30 artış gösterecek. Projeye başlanması durumunda bir yıl içinde de tamamlanabileceği belirtiliyor.

RUSLAR VE ALMANLAR ŞİMDİDEN TALİP
Eskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, lojistik köylerin en önemli işlevinin dağıtımın tek merkezden yapılması, akıllı depolama sistemlerine sahip olması ve gümrük işlemlerinin kolayca yapılabilmesi olduğunu söylüyor. 1972'de başlayan lojistik köy uygulamaları, Avrupa'nın yanı sıra ABD ve Çin'de de giderek yayılıyor. Lojistik köylerin sadece ulaştırma yatırımı olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Öztürk, “Bu köyler büyümeyi öncelikle bölgesel olarak gerçekleştirmekte ve ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlamaktadır.” diyor.

Lojistik köylerin altyapısını oluşturacak yeni kanun çalışmaları da sürüyor. Henüz taslak halinde olan kanunla ilgili çalışmalar yürüten Eskişehir Milletvekili Öztürk'ün anlattığına göre dünya örnekleri inceleniyor. Rusya'dan bir firma lojistik köyleri işletmek istediğini Türkiye'ye iyi niyet mektubu göndererek resmen bildirdi. Maliye Bakanı'na iletilen konunun bugünlerde değerlendirilmesi bekleniyor. Rusların yanı sıra Almanlar da işletmeyle ilgilendiklerini aktardı.

Türkiye'de 40 milyar dolarlık potansiyele sahip olan lojistik sektörüyle ilgili olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, TCDD'nin bu alanda yüzde 4 olan payının cumhuriyetin 100. kuruluş yılına kadar yüzde 20'lere çıkartılacağını açıklamıştı. TCDD, 2008'de üç lojistik köyü hizmete açacak, 6'sının da inşasına başlayacak. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın verdiği bilgiye göre, 2013 yılına kadar tüm köylerin tam kapasite ile devreye girmesi bekleniyor.

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman: KAPIDAN KAPIYA TAŞIMACILIK DEVRİ BAŞLAYACAK
Trenle taşımacılığın gelişmesiyle, karayolları ile trenlerin birbirine nakilleri kolaylaşacak, kombine taşımacılığa destek olacak. Kapıdan kapıya taşımacılık olacak. Taşımacılığın kolaylaştırılmasını sağlayacağız. TCDD'nin lojistik köylerinden sadece trenler değil, tüm ulaşım araçları yararlanacak. Hem içerdeki firmaları bir araya getirecek hem daha ucuza taşıyacak. Taşımacılık açısından olması gereken büyük bir ihtiyaç. 2008'de üç lojistik köyü bitirmeyi hedefliyoruz. Samsun'u geliştireceğiz. Eskişehir ihaleye çıktı. Halkalı'yı toparlayacağız. Kayseri ve Balıkesir'e başlayacağız. Konya da olabilir. Biz önce bunları kendimiz yapıp oluşturacağız. Özel sektör ilgilenirse ihaleye çıkıp verebiliriz.

-------------------------------------------------------------------------------------------

15.10.2007 tarihli Star Gazetesinde çıkan haber:


Avrupa Birliği treninin son durağı Halkalı istasyonu

AB ülkeleri arasında demiryolu ağırlıklı kombine taşımacılığın geliştirilmesi amacıyla başlatılan 'Cream Projesi'nin son durağı Halkalı olacak. 2010'da bitecek proje ile Türkiye Avrupa için lojistik merkezi olacak AVRUPA Birliği, üye ülkeler arasındaki demiryolu ağırlıklı kombine taşımacılık hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla Ocak 2007'de bir proje başlattı. Demiryolu taşımacılığında Avrupa'nın gerisinde kalan Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Slovenya gibi ülkeler de bu yıl projeye dahil edildi. Projeyle AB'nin 6'ncı Araştırma ve Teknolojik Kalkınma Çerçeve programı kapsamında TCDD'ye 1 milyon Euro'luk ödenek hibe olarak ayrıldı. Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Hırvatistan, Yunanistan, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan gibi pek çok ülkenin demiryolları da Cream Projesi'ne dahil. Projenin Türkiye ayağında ise TCDD ve Balnak Lojistik Grup var. 2010'da tamamlanacak proje kapsamında hazırlanan raporlar, komisyonlara sunulacak ve çözüm önerileri çıkartılacak. Projenin son durağı ise İstanbul Halkalı olacak.

RAYLAR YENİLENİYOR
Proje kapsamında Kapıkule-Halkalı hattındaki rayların yenileneceği ve bu güzergahtaki altyapının iyileştirileceği öğrenildi. Ayrıca sınır geçiş işlemlerinin hızlandırılması için sınır garlarındaki gümrük ve diğer konularla ilgili tüm işlemler bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek. Vagonlar içindeki eşyaların kontrolleri X-Ray cihazları ile sağlanacak.

AB'DEN ONAY GELDİ
TCDD Hareket Dairesi Başkanı İbrahim Çelik 'Bu, demiryolunun gelişmesi için kombine taşımacılığı destekleyen bir proje. Birinci koridor, Almanya-İspanya, ikincisi ise Almanya-Türkiye koridoru. Almanya-Türkiye koridorunun son noktası Halkalı. Bunu AB kabul etti. 2009'a dek planlamalar devam edecek. Türkiye ilk kez böyle bir projeye girdi. Hem yük taşımacılığımız, hem de yeni yatırımlarla müşterilerimiz artacak' diye konuştu.

TÜRKİYE LOJİSTİK ÜS OLACAK
BALNAK Lojistik Grup Başkan Vekili Kosta Sandalcı ise 'Benim bu projedeki görevim, Türk piyasasındaki talebin demiryoluna ve kombine taşımacılığına kaydırılması. Türkiye'nin 44 bin adet uluslararası taşımacılık yapan TIR'ı var. 2006'da Türkiye'den Batı'ya çıkan TIR sayımız 770 bin adet. Oysa demiryolu taşımacılığı, şu an yüzde 1'in altında. Proje Türkiye'nin lojistik üs olmasında ivme kazandıracak. Ancak Halkalı terminalinin Avrupa standartlarına getirilmesi gerekiyor' dedi. AA

-------------------------------------------------------------------------------------------

Eylül 2007 tarihli UTA (Uluslararası Taşımacılık Haber Dergisi')nin 9. sayısında yayınlanan yazı

INTERMODAL TAŞIMACILIK 'KÖYÜNÜ' BULDU

TCDD, yük taşımacılığında, vizyon ve yönetim anlayışındaki dönüşüme devam ediyor. 150 yıllık köklü kurum modern intermodal tesislerle imza atmaya başladı. TCDD'nin ilk 'Lojistik Köyü' Samsun Gelemen 'de açıldı. Sırada beş tesis daha var. AB normiarına uygun tesisler hem Türkiye'nin hem de bölgenin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı. Demiryolları, lojistik köylere özel sektörden ilgi bekliyor

TCDD'nin yolcuda olduğu kadar yük taşımacılığında da son dönemde ortaya koyduğu vizyon ve yönetim felsefesi değişikliği, altyapıda da kendini gösteriyor. TCDD'nin intermodal kombine taşımacılıkta önemli işleve sahip lojistik köy kurma çalışmalarının ilk sonucu alındı.
Demiryollarının 2007 yatırım programına aldığı altı lojistik köyden ilki olan Samsun-Gelemen Lojistik Köyü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 6 Temmuz'da açıldı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 333 bin m2'lik alana kurulan lojistik köy, yükün elleçlenmesinde gerekli olan tüm hizmetlerin yanı sıra destek ve yardımcı hizmetlerin de verilebileceği şekilde inşa edildi. Lojistik köy, demiryolu, denizyolu ve karayolu sistemlerine sahip, önemli bir kavşak noktası olan Samsun'da sadece ulusal değil, uluslararası intermodal taşımalarda da önemli işlev üstlenecek.

AB normlarına uygun entegre tesisler
TCDD, lojistik köylerle halen büyük sıkıntı yaşanan pek çok konuda atılım sağlamayı hedefliyor. Kent merkezi içinde kalan yük garlarının kent merkezinden uzaklaştırılarak, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi diğer taşımacılık türleriyle entegre tesislere kavuşmak başlıca amaç. Lojistik köyleri organize sanayi bölgeleri gibi yük potansiyeli yüksek yerlere yakın olacak şekilde projelendiren TCDD, bu merkezlerin en son teknolojilerle donatılmasına da önem veriyor.
Devlet Demiryolları lojistik köylerini tam anlamıyla Avrupa Birliği normlarına göre tanımlıyor ve tasarlıyor. TCDD, lojistik köyleri, "Yük ve taşımacılık şirketleri ile ilgili resmi kurumların içinde yer aldığı, her türlü taşıma türünde etkin bağlantıları olan, depolama, bakım-onarım, yükleme-boşaltma, elleçleme, tam, yükleri bölme, birleştirme, paketleme vb. faaliyetlerini gerçekleştirme imkanları olan ve taşıma modları arasında düşük maliyetli, hızlı, güvenli, aktarma alan ve donanımlarına sahip bölge" olarak tanımlıyor.

Kurulduğu bölgenin rekabet gücünü artıracak
Yük taşımacılığı ile ilgili tüm hizmetlerin en iyi şekilde verildiği, müşterilerin idari, teknik, sosyal, tüm ihtiyaçlarının karşılanabildiği yük merkezlerinin belli noktalarda oluşturulması, taşımaların ve taşıma kalitesinin arttırılması dolayısı ile müşteri memnuniyetinin sağlanması bakımından lojistik köylerinin kurulması zorunlu hale gelmiştir.
Kent merkezi içinde kalmış olan yük garlarının; Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, etkin karayolu ulaşımı olan ve müşteriler tarafından tercih edilebilir bir alanda, yük ihtiyaçlarına cevap verebilecek özellikte, teknolojik ve ekonomik gelişmelere uygun, modern bir şekilde kurulması için ilk etapta 2006 yılı kurum hedeflerine paralel olarak özellikle organize sanayi bölgesine yakın ve yük potansiyeli yüksek olan Halkalı (İstanbul), Köseköy (İzmit), Gelemen (Samsun), Hasanbey (Eskişehir), Boğazköprü (Kayseri) ve Gökköy'de (Balıkesir) Lojistik Köyü kurulması planlanmıştır. Lojistik köylerinin kurulması işi TCDD 2007 yatırım programına alınmıştır.
Ayrıca, 2007 yılında Yenice (Uşak) ve Palandöken'de (Erzurum) de lojistik köyü kurulması için fizibilite etüdü çalışmalarına başlanmıştır. Bu planlama yapılırken söz konusu yük merkezlerinin mevcut yük durumları ile yük potansiyelleri incelenmiş, 10 yıllık yük tahminleri yapılmıştır. Kurulması planlanan yük köylerine ait tesis ve saha ihtiyaçları belirlemiş fizibilite etüdü yapılmıştır. Fizibilite etüdü iki yıllık yatırım dönemi ve 25 yıllık işletme dönemi üzerinden yapılabilir bulunmuş olup, ekonomik analizde de ekonomimize yaratacağı katma değer ve yapılabilirlik açısından oldukça pozitif kriterlere sahip oldukları tespit edilmiştir.
Ülkemizde yük köyü projeleri hayata geçirildiğinde bulundukları bölgenin ticari potansiyeline ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacak, bulunduğu yöredeki ticari şirketlerin rekabet gücünü artıracak, kombine taşımacılığın gelişmesine katkı sağlayacaktır.
TCDD, lojistik köyü kurma çalışmalarında; kurulacak alanında TCDD'ye ait uygun büyüklükte alan bulunmaması durumdan hazırlanan projeye uygun olarak gereken arazi kamulaştırılmaktadır.
TCDD ile özel sektörle işbirliğinde işletilecek Lojistik köylerine özel sektöre ait fabrikalar, sanayi merkezleri, OSB vb. iltisak hatları ile bağlantı sağlayabilecekleri gibi, özel sektörde lojistik köyü mücavirinde arazi temin etmek suretiyle lojistik hizmeti (Yükleme-boşaltma, stoklama, paketleme, elleçleme vb.) verebileceklerdir.

Demiryolu Taşımacılığı
İbrahim Çelik TCDD Hareket Dairesi Başkanı


TCDD lojistik köylerinde neler var?
Demiryolları, yönetimsel açıdan etkinliğin sağlanması için lojistik köylerin kamu veya özel sektöre ait 'tek birim' tarafından işletilmesi gerektiğini savunmakla birlikte özel teşebbüsü lojistik köylerin olmazsa olmaz unsuru olarak kabul ediyor. TCDD Hareket Dairesi Başkanı ibrahim Çelik, lojistik köylerde özel teşebbüs faaliyetlerin önemine dikkat çekilirken, bu alanlarda faaliyet gösteren işletmelere kendi planları doğrultusunda belirlenen alanlarda tesis kurma olanağı tanınacağı ve teşvik edileceği kaydediyor.

Lojistik köyün içinde bulunan tesisler şöyle:
Konteyner Terminali: Doğu Karadeniz'in en büyük limanlarından birine sahip Samsun'da kurulan lojistik köyünde kuşkusuz en önemli tesislerin başında konteyner terminali geliyor. Demiryolu ve karayolu araçlarına konteyner transferin in rahatlıkla yapılacağı konteyner terminalinin işletmesi TCDD tarafından üstleniliyor. Ancak ileride bu işletme de özel sektöre devredilebilir.
Forwarder ve acente (sevkiyat) tesisleri: TCDD lojistik köyleri forwarder şirketleri ve acenteler için de tesis kurmak için yer ayrıldı. Demir- yoluna kısmen doğrudan bağlantı verilen bu tesislerdeki ortak kabul yerleri ve gümrüklere yakınlık gibi lojistik köyünde yer almak isteyen şirketlere avantaj sunuyor.
Tehlikeli madde ve özel eşya alanları: TCDD Lojistik köyleri doğrudan demiryolu bağlantısına sahip tehlikeli madde ve özel eşya toplama ve aktarma alanlarına da bulunuyor. TCDD bu alanların işletmesini kendisi üstlenecek ancak ilerde alanında uzman kuruluşlara da devredebileceğini ifade ediyor.
Genel yükleme boşaltma alanları: Bu alanda yükler trenle veya kamyonla taşınabilir, aktarma yapılabilir, depolanabilir ve kapalı alanlarda stoklanabilir. TCDD, lojistik köylerini planlarken bu alanların yük hacmine göre genişleme imkanına sahip olmasına özen gösterdi.
Dökme yük alanları: TCDD, bazı lojistik köylerde ihtiyaca göre dökme yük alanları da oluşturuyor.
Sosyal/idari tesisler: Her lojistik köyün giriş noktasında, forwarder ve/veya lojistik şirketleriyle acentelerin ofiseri, sosyal tesisleri, mali yönetim merkezleri ve araç park alanlarının bulunduğu sosyal idari tesisler bulunuyor.
Genel hizmet tesisleri: Petrol istasyonu, araç bakım onarım ve yıkama tesisleri ve PTT, lokantalar, otel, sağlık tesisleri, ibadet yerleri de lojistik köylerin ayrılmaz parçaları. Lojistik köyünün güvenliği merkezi bir giriş kontrol sistemi ile sağlanıyor. Lojistik köyünde iki adet karayolu girişi bulunuyor, bunlardan biri ziyaretçi taşıma hizmeti almak isteyenler, diğeri ise trafik akışını hızlandırmak için otomatik giriş kontrolünün yardımı ile lojistik köyüne yerleşmiş olan şirketleri tarafından kullanılıyor.

TCDD İNAUGIJRA TES FİRST LOGİSTİCS VILLAGE
Turkish Railways' (TCDD) first of the 6 planned logistics villages opened by Prime Minister Recep Tayyip Erdogan on July 6th in Samsun. Turkey's first intermodal hub has connections to Samsun Port, railway network and road network. The logistics village laid on 330.000 square meter land has open and closed storage facilities, rail-road transfer premises, administrative center, offices for forwarders and agent, fuel station etc. TCDD's Freight Department Chief İbrahim Çelik said the logistics village is a truly intermodal center with İT hardware and will contribute a ot to regional economy. TCDD is planning to open 6 other logistics centers in Istanbul (Halkalı), Izmit (Köseköy), Eskişehir (Hasanbey), Kayseri (Boğazköprü) and Balıkesir (Gökköy).

Sıradaki Lojistik Köyler
TCDD, Gelemen'den sonra İstanbul-Halkalı, İzmit-Köseköy, Eskişehir-Hasanbey, Kayseri-Boğazköprü ve Balıkesir-Gökköyde yük lojistik köyü kurma çalışmalarını sürdürüyor.
Halkalı Lojistik Köyü: Halkalı'nın Türkiye'nin dış ticaretindeki önemi su götürmez. Uluslararası karayolu ve demiryolu taşımalarının yarısından fazlası TCDD Halkalı tesislerinden ve gümrüğünden geçiyor. Bu nedenle Halkalı'da yaşanan sıkıntılarla da bitmek bilmiyor. TCDD'de lojistik köy planları arasına Halkalı'yı en üst sıraya koymuş durumda. Halkalı Lojistik Köyünün tamamlanmasıyla, bölgede yaşanan trafik ve gümrük karmaşasına son vermek, kapasiteyi uzun yıllar yetecek kadar artırmak, taşıma kalitesini yükseltip Halkalı'ya modern ve çağdaş bir görünüm kazandırmak amaçlanıyor.
Köseköy Lojistik Köyü: TCDD, blok tren seferlerinin merkezi İzmit Köseköy'e de bir lojistik köy inşa edecek. TCDD bu amaçla Köseköy'de istimlak edilmesi gereken alanları, "Ankara - İstanbul Hızlı Tren Projesi" kapsamında Bakanlar Kurulu'nda alınan "Acele El Koyma Kararı" kapsamına dahil ettirdi. Kamulaştırma çalışmaları sürdürülüyor.
Eskişehir Lojistik Köyü: Hızlı tren projelerinin kilit noktası Eskişehir'de hem yolcu hem de yük taşımacılığına hizmet veren garın şehir merkezinde kalması TCDD'yi bir lojistik köy planına sevk etti. TCDD ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda yük garının, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ne yakınlığı nedeniyle Hasanbey'e taşınması kararlaştırıldı. Eskişehir Hasanbey Lojistik köyü ile ilgili tüm ihtiyaçlar belirlendi. Projelendirme çalışmaları da tamamlandı.
Boğazköprü Lojistik Köyü: TCDD, Kayseri garının Kayseri-Boğazköprü demiryolu hattında Boğazköprü istasyonu civarında uygun bir yere taşınması ve Boğazköprü'de Lojistik köyü oluşturulması çalışmalarını yürütüyor. Boğazköprü'de garın kuzey doğu istikameti ne doğru yükleme-boşaltma yolları için ihtiyaç duyulan yaklaşık 100 bin m2'lik alanın kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. Kamulaştırma için gerekli kaynak geçen ay temin edildi. Projelendirme çalışmaları tamamlanan köy için mimari, statik ve tesisat ihalesi yapılacak ve uygulama projeleri hazırlanacak.
Balıkesir Lojistik Köyü: Balıkesir Gar'ın şehir merkezinde kalması, genişleme alanının bulunmaması, yük hizmetlerine cevap verilememesi ve şehir içindeki yük taşımacılığının sıkıntı yaratması nedeniyle burada verilen yük hizmetlerinin Gökköy mevkiinde oluşturulacak lojistik köyünden verilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD arasında ortak çalışma başlatıldı. Protokol kapsamında lojistik köy kurulacak alanın kamulaştırma işlemleri Balıkesir Belediyesi tarafından karşılanacak. Lojistik köyüne ait tevzi planı ile binalara ait projeler de belediye tarafından hazırlanıyor.

 

 

 

 

Elektronik Döküman Yönetim Sistemi Kurumsal Elektronik Posta Trentv Online Bilet Satış Rezervasyon Online Ticket Sale Reservation